Asya'nın Aydınlanma Birikimi

Bir ülkenin, bir milletin geleceği gençliğin omuzlarındadır. Araştırarak ve durmadan çalışarak başaramayacağımız hiçbir şey yoktur.

Asya'nın Aydınlanma Birikimi
Deniz Alptekin
Deniz Alptekin

Mühendislik, tıp, matematik ve fen bilimleri her zaman insanlığın ilgisini çeken alanlar olmuştur. Bu alanlarda eserler yazılmış, buluşlar yapılmış ve insanlığın ortak bir mirası ortaya çıkmıştır. Ancak bu mirasa katkıda bulunmuş 5 bilim insanı sayın deseniz herkesin aklına aynı kişiler geliyor: Einstein, Newton, Da Vinci, Öklid, Galileo Galilei. Batının bilim dünyasına katkısı su götürmez bir gerçektir ancak doğunun katkılarını da unutmamak gerekir.

Biz gençler atalarımızın yaptığı bu buluşlara da bakmalı, dersler almalı ve katkılar sunmalıyız. Umarım vereceğim örnekler biraz da olsa ufuk açıcı ve şevklendirici olur.

ATOMUN BÖLÜNEBİLİRLİĞİ

Modern kimyanın kurucusu denince aklımıza Lavoisier gelir peki ya Cabir bin Hayyan’ı duydunuz mu? Cabir bin Hayyan kendinden önceki simyacılardan farklı olarak deney yapmış ve günümüzde hala kullanılmakta olan kezzap , nişadır , zaç yağı vb. bir çok madde bulmuştur. Ancak beni en çok etkileyen bir öngörüsü olmuştur. Atom alanında ilk çalışmaları John Dalton’un yaptığı, uranyumun çekirdeğinin parçalanabileceği fikrini de ilk olarak Otto Hahn’ın ortaya attığı söylense de Cabir bin Hayyan Otto Hahn’dan tam 1200 yıl önce atomun parçalanabileceğini söylemiştir. Tam olarak sözleri ise şunlar olmuştur “Maddenin en küçük parçası olan cüz-ü la yetecezzada (atomda) yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi (Democritus’a bir gönderme), bunun parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öyle bir güç meydana gelir ki Bağdat’ı altını üstüne getirebilir. Bu Allah-u Teala’nın kudretinin bir nişanıdır.” 1200 yıllık bir farkla ileri görüşlülüğün tanımı Cabir bin Hayyan olsa gerek.

İLK ROBOT

Leonardo Da Vinci’nin bir Türk-İslam bilim insanından ilham aldığını biliyor muydunuz? Bilmeseniz de artık öğrenmiş oldunuz . Ünlü Da Vinci’nin ilham perisi Ebû’l İz El Cezeri’dir. El Cezeri İslam’ın altın çağında araştırmalar yapan bir bilim insanı ve mühendistir. Sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilir.

Cezeri, otomatik kontrollü makinelerin ilki sayılan Jacquard'ın otomatik dokuma tezgâhından 600 yıl önce değişik haznelerdeki suyun seviyesine göre ne zaman su dökeceğine, ne zaman meyve ve içecek sunacağına karar veren otomatik hizmetçiyi geliştirdi. Dünya bilim tarihi açısından bugünkü sibernetik ve robot biliminde çalışmalar yapan ilk bilim insanı olan Cezeri'nin yaptığı otomatik makineler günümüz mekanik ve sibernetik bilimlerinin temel taşlarını oluşturmaktadır.

"Mekanik Hareketlerden Mühendislikte Faydalanmayı İçeren Kitap" adlı eserinde 50'den fazla cihazın kullanım esaslarını, yararlanma olanaklarını çizimlerle göstermiştir. Bu kitapta Cezeri çok haklı bulduğum bir noktaya değinir. Cezeri’ye göre deney yapılarak kanıtlanmayan her teknik ilim doğru ile yanlış arasında kalacaktır.

İLK KANSER AMELİYATI

Kendi zamanında en büyük üç doktordan biri olan Ali bin Abbas’ın hak ettiği değeri göremeyenler arasında. Kendisi tarihte ilk kanser ameliyatını yapmış olan harika bir cerrahtır. Kılcal kan damarları sistemini tıp tarihinde ilk kez ortaya koyan Ali Bin Abbas oldu. Hipokrat, çocuğun anne rahminden kendi hareketleriyle dünyaya geldiğini kabul ederdi. Ali Bin Abbas bu görüşü kökünden yıkmıştır. Doğum olayının bebeğin hareketleriyle değil, rahimdeki kasların kasılıp gevşemesiyle olduğunu keşfetti. Böylelikle Hipokrat’ın Doğum Olayı Tezi’ni çürütmüştür. Ayrıca kitapları Avrupa’da Latinceye çevrildi ve birçok tıp öğrencisinin kullanımına sunulmuştur. Ali bin Abbas’ı asıl ününe ulaştıran eseri Kitab-ül Meliki’dir. Bu kitabın en önemli özelliği o zamana kadarki bütün toplumlar ve çağların bilgisini işlemesi ve bunları mantıki bir şekilde düzenlemesi olmuştur. Bu özellikleri nedeniyle batıda çok takdir edilmiştir.

Artık bizim de bu bilim insanlarını takdir etme zamanımız geldi. Onların mirasını daha da ileriye taşımak kendimize, ülkemize ve insanlığa karşı olan bir sorumluluğumuzdur. Lise yıllarından geçmiş olan herkes bilir ki bu zamanlar kafalarımızın karışık olduğu, geleceğin bizim için ne sakladığını bilmediğimiz bir dönemdir . Böyle zamanlarda yolumuzu kaybetmiş ve özgüvensiz hissedebiliriz. İçimizden hiçbir şey yapmak gelmez çünkü nereden başlayacağımızı bilemeyiz . İşte tam da böyle zamanlarda daha da asılmamız daha da çok çalışmamız gerekir. Bu zamanlarda atalarımızın bizim için yaptığı fedakarlıkları, şehitlerimizi, önderlerimizi, bilim insanlarımızı hatırlamalıyız. Onların fedakarlıkları ve başarıları bize şevk vermeli, Türk Gençliği olarak her an ileriye atılmalı ve asla durmamalıyız . Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nden şu sözler bize güç vermelidir. “Ey Türk geleceğinin evladı! İşte bu durum ve koşullar içinde bile görevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! “

Bir ülkenin, bir milletin geleceği gençliğin omuzlarındadır. Şundan eminim ki okuyarak, araştırarak ve durmadan çalışarak başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Umarım bu yazının da etkisiyle değeri anlaşılamamış birçok bilim insanını hatırlarız ve her coğrafyadan nicelerinin yeni nesillere bıraktığı mirasını ileriye taşıyacak gücü kendimizde buluruz.

Deniz Alptekin

Yaşar Acar Fen Lisesi

talebe.org

Tarih:
Diğer Haberler