Bu Sistemde Niteliği Kim Belirliyor?

Yıllardır sürekli değişen sınav sistemlerinde Milli Eğitim Bakanlığı yine çözüm amacıyla değiştirdiği sistemle başka çözümsüzlükler yarattı.

Bu Sistemde Niteliği Kim Belirliyor?
Ali Murat Engin
Ali Murat Engin

Türkiye 5 Kasım sabahına Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın ortaöğretim kurumlarından liseye geçiş sınav sistemi hakkındaki açıklamalarıyla başladı. Bakan Yılmaz yaptığı açıklamalardan ne liselilerin ne de velilerin memnun kaldığı söylenemez. Çünkü yapılan açıklamalar, ardından daha fazla açıklama gerektiren eksik ve yetersiz açıklamalardı.

 

Niteliklilik-Niteliksizlik

 

 

Yapılan açıklamada Bakan Yılmaz yeni sistemin adının "Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi" olduğu ifade etti. Adrese en yakın okula yerleştirme sistemi ve isteğe göre sınav temellerinde kurulmuş olan sistemde bir çok açık mevcut. Öncelikle sistemin öğrenciler %90 ve %10 olarak ayırması tüm toplumu rahatsız eden ve geleneklerimizde olmayan bir durum. Mahalledeki arkadaşıyla gofretini paylaşan bir nesilden, tüm öğrencilerin %10’u ‘zeki’ denilen bir nesil oluşturulma çabası var. Sistem en basit mantıkla şu şekilde işliyor: Ortaokuldaki başarı durumlarına göre sınava gireceği belirlenen %10’a 90 dakika sürecek 60 soruluk bir sınav uygulanacak. Haziran’ın ilk haftası gerçekleşecek olan sınav sayısal ve sözel olmak üzere iki bölümden oluşacak tek oturumda yapılacak. Ardından sınav sonuçların göre öğrenciler ‘nitelikli’ ve ‘niteliksiz’ olarak belirlenen okullardan ‘nitelikli’ olanları arasından 5 tercih yapacak. Bu tercihlerde de okul kontenjanı dolduğu takdirde öğrencinin ortaokul başarı puanı esas alınacak. Gelecek olan sistemle bir çok okulda yığılma olacağı, binlerce öğrencinin açıkta kalacağı tartışılıyor. Bu durumda akla gelen niteliklilik ve niteliksizlik neye göre belirleniyor sorusu yanıtsız kalıyor.

 

Bir diğer tartışma konusuysa sınava girmeyen öğrencilerin tercih edeceği adreslerine en yakın 5 okul konusunda. Sayısı yıllardır ihtiyaç olmamasına karşın aşırı düzeyde artan ve boş kalan İmamhatip Liselerinin dolması için yapıldığının da iddia edildiği bu sistemde öğrenciler İmamhatip liselerine ve özel okullara akın edecek. Yani yığılma hem sınava girip tercih yapan öğrencilerin tercih ettiği okullarda olacak hem de sınava girmeyip adresine en yakın 5 okulu tercih eden öğrencilerin okullarında olacak. İyi okul için adres değiştirme tartışmalarının da yoğunlukla döndüğü son günlerden sonra bu uygulamanın adresinden en az 6 aydır ikamet etmiş öğrenciler için olduğu söyleniyor.

 

 

Sadece Öğrenci Değil, Okullar da Ayrıştırılıyor

 

 

Sadece öğrenciyi değil, okulları da nitelikli ve niteliksiz olarak ayıran yeni sistemde MEB’in 2018 bütçesinin %35’ini ayırdığı, inşası için 5000 nüfus şartını kaldırdığı, her mahallede, köyde, kazada yapılabilecek olan İmamhatip Liseleri de ‘niteliksiz’ olarak belirlenmiş durumda. Bu uygulamalardan İmamhatip Lisesi öğrencileri de oldukça etkilenmiş durumda. Anadolu, Fen veya Sosyal Bilimler liselerinin ‘nitelikli’ olarak belirlendiği sistemde bu okullara yoğun öğrenci başvurusu olacağı öngörülüyor. Okullarında isim isim listesi Mayıs ayında açıklanacak.

 

 

Çözüm Değil, Çözümsüzlük Geldi

 

 

Yıllardır sürekli değişen ve öğrencilerin başarılarını ciddi anlamda olumsuz etkileyen sınav sistemlerinde Milli Eğitim Bakanlığı yine çözüm amacıyla değiştirdiği sistemle başka çözümsüzlükler yarattı. Öğrenci psikolojisinin düşünülmediği, stresi azaltacağı söylenen sistem aslında büyük bir açmazla öğrencileri daha çok strese sokuyor. Sürekli değişen sistemler ile gireceği sınav hakkında bilgisi olmayan öğrenciler psikolojik sıkıntılar yaşıyorlar. Haziran ayında yapılacağı söylenen sınavda ‘nitelikli’ okullar Mayıs ayında açıklanacak açıklaması yapılıyor. Ortaöğretimde başarı yakalayamamış öğrencilere lise hayatında ikinci şans tanınmıyor. İstemediği liseye gitme endişesi ile sınava giren öğrencilerin yaklaşık 1.1 milyonu ‘niteliksiz’ olan okullara yerleşmek zorunda kalacak. Üstelik bu okulların çok büyük bir yüzdesinin İmamhatip Lisesi olması öğrenci üzerinde daha yoğun bir baskı yaratıyor. İmamhatip ihtiyacından fazla okul olan ülkemizde sosyal yönü ağır basan, fen bilimlerini seven, matematik yoğunluklu çalışmalar yapan öğrenciler bu sistemle Meslek Liseleri, Düz Liseler veya İmamhatip Lisesine gitmek zorunda kalacak.

 

Sistemin her yönüyle tam bir çözümsüzlük yaratması sadece öğrencilerin değil, velilerin de tepkilerine neden oluyor. Eğitim sistemlerinde Ortaöğretimden liseye geçişte uygulanan bu sistemlerin kaldırılması için çalışmaların başlaması, öğrencinin tercihlerine değer veren, yeteneklerine göre gelecek planları yapabileceği, zorunda olduğu için değil, istediği için istediği okula gidebileceği bir sistemin uygulanması ülkemiz ve Cumhuriyetimizin geleceği için en önemli noktalardan biridir. 

Tarih:
Diğer Haberler