Bütün Ümidim Gençlikte Gençlik TLB'de

Bütün Ümidim Gençlikte Gençlik TLB'de
Hakkı Erman Ergincan
Hakkı Erman Ergincan

Lise yılları unutulmaz derler. Elbette bunu söylerken Türkiye Liseliler Birliği’ni; onun 5 yıllık pratiğini, düşünsel ve teorik olarak 150 yıla dayanan, vatansever ve devrimci fikirlerden beslenerek yol alacağını hesap ederek söylemezler. Ama bugün bu sözü söylerken hesaba bunları da katmak lazım. TLB, binlerce liselinin lise yıllarını unutulmaz kılmaktadır.

Arkadaş!

Arkadaş denilince akla ilk gelen lise yıllarında kurulan dostluklardır. Okuldan arkadaş, sınıf arkadaşı, sıra arkadaşı… Üniversitedekiler yerini tutamaz çoğunlukla lise arkadaşlıklarının.

TLB’li olmak denildiğinde de akla ilk gelen arkadaşlıktır. Fakat çok daha güçlüsüdür. Diğerlerine kıyasla paylaşılan şeyler daha fazladır burada.


Her şeyden önce mücadeleyi paylaşırsın. Hele ki “hayatın aslında koca bir mücadele olduğunu” öğrendikten sonra... Mustafa Kemal de böyle der Tarsus’ta, gençlerle geçen bir konuşmasında. Bu yüzden TLB’liler için unutulmaz olan mücadele arkadaşlığıdır.

“Hocam bu hayatımızın
neresinde işe yarayacak?”

Bir öğrenci matematik, müzik, resim, felsefe derslerinde çok iyi olabilir ama nereden bilsin ki “Hocam bu hayatımızın neresinde işe yarayacak?” diye sorulan her sorunun mücadelenin bir yerinde işine yarayacağını. Alışveriş problemleri matematikle kolaylıkla çözülebilir ama geçim sıkıntısı yaşayan bir arkadaşının dertlerini çözerken sadece matematik yetmez. Müzikte yetenekli olabilir ama eylem için yaratıcı marşlar yazmış mıdır hiç? Resimden iyi not alır ama pankart boyamış mıdır hiç? Felsefeye ilgi duyup dünyayı çeşitli açılardan yorumlamıştır çok kez, peki hiç onu değiştirmeyi denemiş midir? TLB’li bir arkadaşı olmayanlar, lise yıllarından itibaren yapılabilecek onca güzel şeyden mahrum kalmaktadır.

Ay Yıldızlı Fedailer

“Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın, / Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.” diye yazarken Mehmet Akif Ersoy, TLB’nin arkadaşlığından başka bir şeyi anlatmıyor aslında. TLB’liler; Türk milletinin İstiklal Marşı’ndaki arkadaşıdır. Yurdumuza alçakları uğratmamak için mücadele edenlerdir. Emperyalizmin ahlaksızca akınlarına karşı gövdeleri siper edenlerdir. Gerektiğinde kalemini kılıçtan keskin bileyen gençler, gerektiğinde tıpkı ataları gibi yurdunu işgale uğratmamak için lise sıralarındayken geri dönmemek üzere harbe süngü kuşanan Mehmetçiktir. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip’in kaleminden çıkan Andımızda, varlığını milletinin varlığına armağan etmekten kaçınmayan fedailerdir.

Atatürk’ün Tarif Ettiği Gençlik

TLB’liler, Türkiye Cumhuriyeti’ni parlak geleceğe taşıyacak neferlerdir. Atatürk’ün Tarsus’taki konuşmasının devamında milletin bu evlatlarından şöyle bahseder.

“…Milleti o yükselme aşamasına götürmek için, dikilecek engellere hep birlikte mani olacağız. Bunun için bilinçlerimize, kültürümüze, bilgimize, gerekirse bileklerimize, kollarımıza, bacaklarımıza müracaat edecek, fakat sonuçta mutlaka ve mutlaka o gayeye varacağız. Bu millet, sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır!”

TLB, işte bu anlayışlara ve Atatürk’ün ilkelerine dayanarak Türk gençliğini aynı çatı altında toplayan bir ailedir. Yapay ayrımlara, emper yalizmin böl-parçala-yönet hevesine karşı Türk gençliğini bir ve diri tutanların, söz konusu vatansa gerisini teferruat bilenlerin adresidir.

Bayrak Yürekte Atatürk Bilinçte

Bu fikirlerini sadece lafta bırakmaz TLB’liler. Atatürk gibi teşkilatlı, Atatürk gibi teşkilatçıdırlar. Sözde değil özde Atatürkçüdür TLB’liler. TLB’li Atatürk’ün de lise sıralarından itibaren dergiler çıkarttığını, çevresindeki arkadaşlarını örgütlediğini, üniversiteye geçince bu faaliyetlerini artırarak devam ettiğini bilir. Sadece bilmekle yetinmez, Ata’sından aldığı vazifeyi layıkıyla yerine getirmek için çabalar.

Gençliğe Hitabe, TLB’liler için bir duvar süsü değildir. Duvar süsü olarak görmediğimiz için bugün de istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetinde olduğumuzu biliyor ve vazifemizi yerine getirmek için bir an dahi duraksamıyoruz. Gelecek, nasıl ki o dönemde iç ve dış düşmanın saldırısı altındaysa bugün de farklı isim ve biçimlerde de olsa saldırı altındadır. Nasıl o dönemlerde milletin makus talihini değiştiren Jöntükler varsa -milletimizin içi rahat olsun- bugün de TLB’liler var. Coşkumuzun, heyecanımızın, bilincimizin, kararlılığımızın kökleri Türk milletinin binlerce yıllık tarihinde ve 150 yıllık devrim geleneğinde yatmaktadır.

Hazıra dağ dayanmaz. O yüzden TLB’lilerin bu mirasla yetinmek gibi bir lüksleri olamaz. Atatürkçü geçinen veya Atatürk’ten geçinen mirasyediler gibi olamaz TLB’liler. O yüzden çalışkan olmak zorundayız. Hem derslerimizde hem de “vazifemizde”. Derslerimizi de vazifemizin bir parçası kabul ederek çalışmalıyız. Bu yüce vazife ne tembellik kaldırır ne de disiplinsizlik. Vatanına-milletine hayırlı evlatlar olarak yetişmek üzere var gücüyle çalışıyor TLB’liler.

Bu disiplinli çalışmanın karşısında ne sınavlar durabilir ne de Türkiye’yi gericileştirmeye ve bölmeye çalışan emperyalistler veya onların işbirlikçileri. Sınav stresi, gelecek kaygısı, yalnızlaşma, yabancılaşma, bağımlılık... Bu kelimeler hiç yan yana gelebilir mi bir TLB’liyle?
TLB’nin kocaman bir ailesi var. Hem derslerinde hem de ders dışında onu daima destekleyen; onun üzüntülerinde, sevinçlerinde yanında olan; zorluklarını paylaşıp azaltan, üstünlüklerini paylaşıp çoğaltan. Böyle imkanlara sahip bir genci hangi sınav baskılayabilir, hangi çılgın zincir vurabilir böyle bir gence? TLB’linin geleceğe dair tek kaygısı ise vatanın ve milletin geleceğidir, Türk istikbalidir.

Durmadan Büyüyen İmece Ocağı

TLB kolektif emektir, arkadaşlıktır, paylaşmaktır. Çağımızın popüler dertlerinden yalnızlaşma etki edebilir mi bir TLB’liye? Yaratıcılığı, farklılıkta beslenmeyi, yeni şeyler keşfetmeye yönelik çalışmaları, sistemin verdiğiyle yetinmeyen ve sürekli kendini geliştirmeye çalışan azmiyle, Anadolu kültüründe harmanlanan vicdanıyla bir TLB’linin dünyaya, yaşama veya kendine yabancılaşması ne kadar mümkün olabilir? TLB’de örgütlü olmak erdemlilik kalkanıdır; yalan-dolan, yozlaşma, ahlaksızlaşma geçemez bu kalkanın ardına. TLB’den özenti değil ancak özenli gençler yetişir.

Bağımlıysak Sebebi Var (Hayata)

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre sağlık, sadece hasta ya da güçsüz olmama durumu değil fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden iyi halde olma durumu olarak tanımlanır. Dolayısıyla sağlıklı bireyler aynı zamanda sosyal açıdan da tam olmalıdır. Yapılan bilimsel araştırmalar, bağımlılığın esas sebebinin sosyal çevreden yoksunluk olduğunu gösteriyor. Bu uyuşturucu bağımlılığı için de geçerli, sosyal medya bağımlılığı için de.

TLB ise -hem kurulduğu günden bugüne oluşturduğu aile yapısıyla hem de özellikle YAŞA kampanyasıyla- Türkiye’de uyuşmaya ve uyuşturucuya karşı mücadelenin bayraktarlığını yapıyor. Ünlü tiyatrocu Levent Kırca bu mücadelede TLB’li gençlerin en büyük destekçilerindendi. Uyuşturucuya ve uyuşmaya karşı sanatla, tiyatroyla, mizahla “YAŞA”dı, giderken de “Dik durun. Adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin. Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürk’le kalın, cumhuriyetle kalın, hoşça kalın.” diyerek Türk cumhuriyetini ve Türk istikbâlini ilelebet yaşatma vazifemizi hatırlatarak aramızdan ayrıldı.

Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar

TLB, sadece madde bağımlılığına karşı değil aynı zamanda zihni uyuşmaya karşı da mücadele ediyor. Neo-liberal politikalarla, algı operasyonlarıyla, karalama kampanyalarıyla, emperyalistlerin medyatik yalanlarıyla zihinleri teslim alınmaya veya uyuşturulmaya çalışılan nesillere panzehiri TLB sunuyor. Yaz kamplarıyla, şu anda okuduğunuz dergisiyle, tüm etkinlikleriyle kendisini yazmaya-çizmeye-üretmeye ve bunları beraber yapmaya imkan tanıyor. Böylece liseli gençlerin zihinlerini canlı tutuyor, uyuşmasına izin vermiyor ayrıca onları yalnızlaşmaktan da kurtarıyor. Kötümser, karamsar yetiştirilmeye; bu sayede vatanı, milleti veya insanlık için bir şeyler yapma, dünyayı değiştirme azminden alıkonmaya, hareketsiz, boyun eğen, biat eden nesiller yetiştirilmeye çalışılırken TLB varlığıyla aydınlık saçıyor tüm cihana.

Yorulmamak Üzere Çıkılan Yol

Uzun lafın kısası, TLB, emperyalizmin yoz sistemine ve silahlarına, her alanda karşı koymaya ve alternatifini yaratmaya çalışıyor. Gençliğin milli kimliğinden koparılması ve kültürsüzleşmesi için çabalayanların karşısında dimdik ayaktayız. Kendi topraklarımızın deneyimlerinden öğreniyor, eşsiz tarihimizin birikimlerine yaslanıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün biz gençlere emanet ettiği vatanımıza ve değerlerimize sahip çıkıyoruz.

Son hatırlatmayı yine Atatürk’ten yapalım: “Başımıza neler örülmek istenildiği ve nasıl karşı koyduğumuz ve daha doğrusu milletin arzu ve emellerine uyarak ve onun yardımıyla nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek kuşaklar için ibret ve uyanıklığı gerektirmektedir. Zaten her şey unutulur. Fakat biz her şeyi gençliğe bırakacağız. O gençlik ki hiçbir şeyi unutmayacaktır; geleceğin ışık saçan çiçekleri onlardır. Bütün umudum gençliktedir!”

Yanı başında, iddiasında kararlı, örgütlü, nitelikli böyle bir genç ordusu varken halen umutsuz kalabilen var mı?

 

Tarih:
Diğer Haberler