Emperyalizmin Kültürüne Karşı Türk Gençliğinin Rolü

Bizler üzüntülerimizi birlikte geçirmeye, mutluluklarımızı birlikte çoğaltmaya çalışan bir kültüre sahibiz.

Emperyalizmin Kültürüne Karşı Türk Gençliğinin Rolü
Eren Üçpınar
Eren Üçpınar

“En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler. Bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.”

Ziya Gökalp, “Kültür bir milletin dini, ahlaki, hukuki muakalevi, bedii, lisani, iktisadi, fenni hayatlarının ahenkli mecmuasıdır.” diye tanımlıyor kültürü. Kültür tanımı yaparak yazıya bilerek başladım. Emperyalizm olgusu yaşadığımız çağda sadece askeri- ekonomik bir politika izlemiyor. Emperyalizm aynı zamanda milletlere karşı sistemli bir kültür saldırısında da bulunuyor. Bu yüzden Ziya Gökalp’ın tanımı çok yerinde. Yine yazının başında Mustafa Kemal Atatürk’ten alıntıladığımız tanım da kapitalizmin en yüksek aşaması emperyalizmi ve onun ezilen milletlere etkisini anlatmak için oldukça açıklayıcıdır. Bunu daha somutlamak adına eski AB Türkiye temsilcisi Karen Fogg’a bakalım. Fogg şöyle diyordu “Türk tarihi ile baş edemiyoruz. Türk gençliğini milli kimliğinden kopartmamız lazım.” Fogg’lar dün bunu söylediler, bugün ise daha saldıran bir tutum ve politika ile buna devam ediyorlar.

Kültür emperyalizmi, emperyalizmin bir toplumu sömürüye ikna etmek için kullandığı bir yöntemdir. Günümüzde kültür emperyalizmin yarattığı tahribatlar milletimizi içten kuşatmaktadır. Önüne geçilmediği taktirde ailemiz,çocuklarımız, torunlarımız kısaca bizi ve bizden sonraki neslin kendi öz kültüründen uzaklaşarak artık yabancılaştığını ve kendilerini toplumdan ciddi derecede soyutladığını görebiliriz. Kültür emperyalizmi diye adlandırdığımız durum emperyalizmin silah zoruyla kazanamadığı mevzileri kültürel yozlaşma yoluyla kazanmasının koşullarını yaratmaktadır. Türk Milleti'nin milli kimliğinden koparılması bu saldırının esas hedefidir. Bu saldırılarla birlikte emperyalizmin kölesi olmuş, ona empoze edilen kültürel değişimi ve benliğinden uzaklaşmayı kabul etmiş insanlar yaratılacaktır. Milli kimliğimizi ele geçirmeye çalışıyorlar, çünkü Türk milletini kimliğinden koparttığınız takdirde, Türkiye bölünür, Türkiye tarikatların denetimine girer, Türkiye başka devletlerin sömürü alanı olur, Türkiye mafyaların yönetimine geçer.

İçinde bulunduğumuz koşullar ABD'nin genç nesilleri bir kültürel hegemonya ile etkisi altına aldığı, içinde yaşadığı topluma yabancılaştırdığı koşullardır. En önemlisi günümüzde kültür emperyalizmi özellikle öğrenme, gelişme ve yeniyi keşfetme dönemindeki insanları hedef aldığını görüyoruz. Aile kavramının içinin boşaltıldığı, gençliğin öz kültüründen uzaklaştırıldığı apaçık ortadadır. Dışa bağımlılığın had safhaya çıkması ülkemizin insanlarının artık kendi soylarını ve nesillerini reddetmesi demektir. Bunların yanında psikolojik savaş yöntemleriyle bulandırılan beyinler artık emperyalist sistemin daha kolay yönetebildiği bireyler olmaktan kaçamaz ve emperyalizmin çamurlu yollarında yavaşça batmaya devam eder.

TÜRKİYE'Yİ KUŞATAN KÜLTÜR EMPERYALİZMİ

Kültür emperyalizmi ülkemizde dizi, film ve müzikler üzerinden yoğun bir şekilde saldırı gerçekleştirmektedir. Yakın zamanda RTÜK'e Netflix gibi mecraları denetleme yetkisinin verilmesiyle bu mesele daha çok gündemimize girmeye başladı.

İnternet ortamında yayımlanan birçok dizide bu toprakların kültürüne yabancı, dışarıdan olduğu besbelli ögelere rastlanmaktadır. Bu dizileri izleyen ilkokul lise çağındaki gençler uyuşturucuya, alkole, şiddete yönlendirilmektedir. Bunun yanı sıra bu dizilerde milli kimliğin hor görüldüğü, kimliksizliğin ve bireyciliğin yüceltildiği de görülmektedir.

Dizi-film sektörünün dışında müzik sektöründe de kültür emperyalizminin gençliği kuşattığını görmekteyiz. Özellikle gençler arasında yoğun olarak dinlenen rap müzikte yine uyuşturucu ve şiddete yönelik ciddi yönlendirmeler yapıldığını görmekteyiz.

Hedefi gençlik üzerinden tüm milleti hapsetmek olan kültür emperyalizmi bu gibi popüler mecralarda gençliği uyuşturan içerikler üreterek gençliğin neredeyse tüm hayatını kontrol altına almaktadır. Milyonlarca genç uyuşturucuya başlayarak hayatlarını mahvetmektedir. Uyuşturucuya başlamada bahsedilen dizi ve müziklerde uyuşturucu kullanımının "havalı" bir şey olduğu izlenimini yaratılmasının etkisi büyüktür. Yine bu ürünlerde yapılan "şiddet güzellemesi" de gençliğin şiddete, küfre yönelmesine sebep olmaktadır.

ÖLÜME ÖZENDİRMENİN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAZ

Emperyalizmin kültür üzerinde yaptığı işgal hareketi bir dayatmadan ibarettir. Kültürlerin birbirlerini etkilemesi ya da kültürlerin özgürce dolaşıma girmesinden ibaret değildir. Çünkü Amerikan kültürü ülkemizde özellikle 1980 sonrasında yaygınlaşmaya başlamıştır. 1980 sonrası süreç Türkiye için neoliberalleşme, milli kimliğin ve ulus devletin zedenelenme sürecidir. Ekonomik ve siyasi yapıda dönüşüm demektir. Bu dönüşüm kültürü de etkilemiş ve bir kültürel dönüşümü zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla kültür emperyalizmi bir kültür etkileşimi değil bir dayatmadır.

Ülkemizde bu yönde yaşanan dönüşümler belli kesimler tarafından bir özgürlük meselesi olarak ifade edilmiştir. Örneğin Netflix'in uyuşturucu ve şiddet özendirici yayınları, rap müzikte uyuşturucu kullanımının övülmesi, çeşitli kitaplarda çocukların cinsel olarak istismar edilmesinin övülmesi bir özgürlük meselesi olarak görülmüştür. Temel argüman ise yapılanın sanat olduğu ve buna karşı çıkmanın sanata karşı çıkmak olduğudur. Halbuki sanat adı altında yapılan şey milyonlarca gencin geleceğini ve hayatını esir almaktır. Burada savunulan özgürlük esaret altında bir özgürlüktür. Milyonlarca genci ölüme teşvik etmek özgürlüğünü savunmak özgürlüğün özüne terstir.

Türk gençliğinin özünde paylaşmak, birlikte yaşamak, birlikte üretmek vardır. Bizler üzüntülerimizi birlikte geçirmeye, mutluluklarımızı birlikte çoğaltmaya çalışan bir kültüre sahibiz. Gençlik kendisine her taraftan saldıran bu emperyalist sisteme boyun eğmeyecektir. Türk gençliğini milli kimliğinden kopartacağız dediler, beceremediler. Beceriksiz oldukları için değil biz buna izin vermediğimiz için. Türk milleti olarak buna geçit vermedik. Şimdi biz söylüyoruz, emperyalizmin kökünü kazıyacağız!

Eren Üçpınar

TLB Ankara İl Sekreteri

talebe.org

Tarih:
Diğer Haberler