Liseliler özelleştirmelerin karşısında

Devletimizden beklentimiz bu hatadan derhal dönmesi ve ekonomide millileşme için adımlar atmaya başlamasıdır.

Liseliler özelleştirmelerin karşısında
Mustafa Desteci
Mustafa Desteci

Türkiye gündemine bomba gibi düşen, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi hakkında ben de bir yazı kaleme almaya karar vermiş bulunmaktayım. Bana göre bu özelleştirmelerin iki temel nedeni olabilir. Önce siyasi nedenlere değinmekte fayda görüyorum.

 

Ülker ortaklığında Cargill firmasına satılan 14 Şeker Fabrikamız, ağırlıklı olarak pancardan organik şeker üretmekteydiler. Pancardan şeker üretiminde posa olarak atılan küspeler dahi tarım-hayvancılıkta kullanılabilirken, Cargill Firmasının ürettiği NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker) insana o kadar çok zarar veriyor ki devletimizin neden bu yönde politikalar izlediğini anlamakta güçlük çekiyoruz. Gazozdan çikolataya dek pek çok üründe kullanılan NBŞ , kronik hastalıkları salgına dönüştürdüğü ve kanser, kalp, siroz, diyabet gibi çok sayıda hastalığa neden olduğu için Fransa, Hollanda ve İngiltere’de yasaklandı. En büyük üreticisi olan ABD’de de üretim kotası yüzde 10’dan yüzde 2’ye düşürülürken, Türkiye’de yüzde 10’dan 15’e çıkarıldı. Bütün Dünya bu yanlıştan vazgeçmeye çalıştıkça, biz neden burnumuzun dikine gidiyoruz? Yazımın başında bahsettiğim siyasi neden işte burada devreye girmekte. Eski ABD Bakanı Tillerson’un ülkemize gelir gelmez verilen bu özelleştirme kararı sizce bir tesadüf mü? İşte benim teorim. ABD kendi bilinçli toplumuna NBŞ üretimini izah edemediğinden dolayı bizi kullanıyor olabilir mi? Çünkü bizim toplumumuz malumunuz üzerine söylenen her söze kanmaya, her yaptırıma boyun eğmeye alışkın. Biz kendi insanımıza bunun yapılmasına nasıl izin verebiliriz? Siyasi boyutu geçip ekonomik nedene gelirsek eğer, buradaki teorim de içler acısı bir tablo. Piyasada dönen dövizden, tabiri caiz ise “canlı para” dan devletimiz kısa vadede yararlanmak için böyle bir plan oluşturmuş olabilir. Lakin bu bir ölü yatırımdan başka bir şey değildir. Belki bir iki gün çarkı döndürecek para için hem kendi insanımızın sağlığı ile oynuyoruz, hem de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetleri arasında olan “kalelerimizi” düşmana terk ediyoruz. Bu hamlelerin arkasında kimlerin olduğu, fikirlerin kimden çıktığı aşikar. Seneler önce gemileriyle gelen Emperyalist kuvvetler bizi silahla yenemeyeceğini anlayınca, ekonomi ile kültür ile saldırmaya başladılar. Şimdi de fabrikalarımıza göz diken dış güçler yine kaybetmeye mahkumlar. Yıllar önce denize dökülenlerin şimdi de karşısında Türk Gençliği bulunmakta.

 

Halkımız için gerek TGB gerek TLB olarak her türlü yanlışın karşısındayız. Devletimizden beklentimiz bu hatadan derhal dönmesi ve ekonomide millileşme için adımlar atmaya başlamasıdır.

 

 

TLB Kocaeli İl Başkanı Mustafa Desteci

Tarih:
Diğer Haberler