Narkoterör

PKK'nın narkoterörle gençliği uyuşturup, hareket ve düşünme kabiliyetini azaltmasının karşısında dimdik duracağız.

Narkoterör
Dilek Çınar
Dilek Çınar

Suçu gizlemenin belki de tarih boyunca en etkili yöntemlerinden biri, suç konusuna karşı çıkıyormuş gibi davranmaktır. Terör örgütleri, pek çok kez başvurduğu bu yöntemle kişilerin duygularını istismar ederek sempati yaratmayı amaçlamaktadır. Geçtiğimiz günlerde “Uyuşturucuya, yozlaşmaya ve asimilasyona karşı bağımlı olma, özgür ol.” İfadeleriyle HDP/PKK tarafından başlatılan kampanya suçu gizleme çabasının bir ürünüdür. Kullanılan ifadeler, kampanya ana başlığı (Bağımlı olma, özgür ol.) tek başına bakıldığında çok masum ve haklı görünmektedir. Ancak terör örgütü PKK’nın, terörün finansman araçlarından biri olarak uyuşturucu kaçakçılığından yılda 1,5 milyar ABD Doları gelir sağladığı1 gerçeği önümüzde durmaktadır.

19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rant kaynağı, terörizm için finans kaynağı ve politik çıkar aracı olarak uyuşturucu ticareti yapılmıştır. Uyuşturucu ticaretinde hedef olan ülkelerin sosyo-psikolojik ve sosyo-kültürel yapısı tahrip edilmekte, toplum sağlığı bozulmaktadır. Türkiye, Avrupa’ya uyuşturucu sevkiyatında transit ülke ve Avrupa’da üretilen sentetik uyuşturucular bakımından da hedef ülke durumundadır. PKK terör örgütü bu iki kaçakçılıkta da etkindir. Bunun haricinde PKK terör örgütü, Irak'ın kuzeyinde ve Fırat’ın doğusundaki kamplarda kurduğu imalathanelerde uyuşturucu imal etmekte ve ticaretinde aktif olarak rol almaktadır. Ayrıca Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki vatandaşları kenevir ekimi için zorlamakta ve sözde vergi adıyla topladığı paralarla terör eylemlerini finanse etmektedir.2

6 Mayıs 2019 tarihinde “Diyarbakır'da güvenlik güçlerince terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlenen operasyonda 3 sığınak, muhtelif patlayıcı, silah ve mühimmat ile 550 kilo esrar ele geçirildi.”3

2019 Ağustos ayında “Hakkari'nin Yüksekova ve Çukurca ilçelerindeki operasyonlarda 19 kilo 710 gram eroin ile patlayıcı ele geçirildi.”4

“PKK/KCK'nın (KCK, PKK terör örgütünün şehir yapılanmasının adıdır.) Diyarbakır'ın Lice, Hazro ve Kocaköy ilçelerine bağlı kırsal arazilerde yürüttüğü uyuşturucu faaliyetlerini sonlandırmak üzere 2016 yılının haziran ayında başlatılan operasyon kapsamında, 67,9 milyon kök kenevir bitkisi, 17,4 ton esrar, 19 uzun namlulu silah, 6 tabanca, bombalı eylemlerde kullanılmak amacıyla çalınan veya gasbedilen 3'ü kamuya ait 22 araç, 43 el yapımı patlayıcı ele geçirildi.”5

Yukarıda verdiğimiz çarpıcı bilgiler PKK terör örgütüne yönelik yapılan operasyonlar sonrası ulusal basın kuruluşlarında yer alan haberlerden birkaç örnektir. PKK’ya yönelik operasyon haberlerinde bunun gibi pek çok bilgiye rastlamak mümkün. Bu bilgiler PKK’nın uyuşturucu ilişkisini açıkça ortaya koymaktadır. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşayan vatandaşlara uyuşturucu imalatında kullanılmak üzere zorla kenevir ektirdiği ve kenevir ekiminden % 50 oranında pay aldığı tespit edilmiştir. Örgütün bu alanda yılda 500 milyon ABD Doları gelir sağladığı değerlendirilmektedir.6

Uyuşturucu, bağımlılık yaratması sebebiyle sürekli bir gelir kaynağı olarak görülmektedir. PKK, uyuşturucu kullanımını yaygınlaştırarak kişileri kendine bağımlı hale getirmekte ve kendi amaçları için kullanmaktadır. Ayrıca PKK'nın çocukları kaçırmak için uyuşturucu maddeler ile zehirlediği bilinmektedir. Uyuşturucu maddelere yönelik operasyonların artmasını sonrası kayıp çocuk sayısında da önemli bir düşüş gözlemlenmiştir.7

EUROPOL TESAT 2018 Raporunda (AB Terörizm Durumu ve Trendleri Raporu) PKK/KCK'nın Türk sınırını geçen uyuşturucu kaçakçılarından vergi adı altında para topladığı, ayrıca uyuşturucuların Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması ve AB’de dağıtımı ve satışının her aşamasında karlardan pay aldığı ifade edilmektedir. Terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden Şemdin Sakık, Diyarbakır Cezaevi’nde, TBMM İnsan Hakları Komisyonu’yla yaptığı görüşmede “Bizim paramızın kaynağı uyuşturucu kaçakçılığındandı. Türkiye-Ortadoğu eksenindeki uyuşturucu kaçakçılığından PKK ve Apo hep önemli pay aldılar. Bu paralarla da silah satın aldık.”8 itirafında bulunmuştur.

Terörü finanse etmek için uyuşturucu imali ve ticaretini kolay kazanç elde etme yöntemi olarak gören PKK sadece yurt içinde değil yurt dışında da narkoterör faaliyeti yürütmektedir. Uluslararası kaynaklarda yer alan bazı bilgiler PKK’nın uyuşturucuyla ne denli iç içe olduğu ve zehir tacirliği yaptığını ortaya koymaktadır. Almanya Başsavcılığı, Avrupa’da yakalanan uyuşturucunun %80’inin PKK'yla bağlantısı olduğunu öne sürmüştür.

1987-2008 yılları arasında Avusturya, Bulgaristan, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya, Kanada, Moldova, Norveç, Portekiz, Polonya, Slovenya, Suriye, Venezuella, Yunanistan ve dağılmadan önce Yugoslavya ülkelerinde toplam 38 olayda PKK-KCK terör örgütüne üye 109 şahıs ile birlikte 871 Kg eroin, 3,5 kg kokain ve tablet halde 10.000 adet amfetamin ele geçirilmiştir.9

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından hazırlanan Dünya Uyuşturucu Raporları'na göre dünya genelinde 15-64 yaş arası her 20 kişiden birine (%5,2) denk gelen yaklaşık 247 milyon kişinin hayatlarında en az bir kere uyuşturucu madde kullandığı tahmin edilmektedir. BM kaynaklarına göre de uyuşturucu ekonomisinin, günümüzde tek başına uluslararası ticaretin %8’ini oluşturmaktadır.10

Uyuşturucu bataklığı, özellikle gençliği içine çeken toplumsal bir sorundur. Gençliği, uyuşturarak, hareket ve düşünme kabiliyetini azaltarak yok etmeyi hedefler. Çünkü bir toplumun en dinamik kuvveti gençliğidir. Gençlik pasifleştirildiğinde direnme kuvveti azalacaktır. Terör örgütleri de mali kaynak oluşturmanın yanında Türk gençliğini etkisizleştirmeye çalışmaktadır. Terör örgütü PKK'nın kökünü kurutmak için mali kaynaklarını kurutmak bir zorunluluktur. Teröre karşı mücadele cephede sürerken; Mehmetçiğe, Türk milletine ve tüm insanlığa karşı görevimiz bu zehrin yayılmasını engellemektir.

Yurt dışında sivil toplum kuruluşu adı altındaki çeşitli örgütlenmeler aracılığıyla ve yurt içinde de HDP üzerinden örgütlenen PKK’yı aklamaya, sempati yaratmaya ve meşrulaştırmaya çalışan her kim ise karşısında dimdik duracağız. PKK’ya tırlarca silah gönderen ve zehir tacirliğine de üç maymunu oynayan, bölge devletlere PKK gibi taşeronlarıyla kan ve gözyaşı götüren emperyalizme ve onun baş temsilcisi ABD’ye karşı mücadele bayrağını daha da yükselteceğiz.

Söz veriyoruz! Çocukları, kardeşlerimizi dağa kaçıran, zehirleyen, canına kasteden PKK’nın ordu millet el ele kökünü kazıyacağız!

Dilek ÇINAR
TLB Genel Başkan Yardımcısı

Dipnot

1- T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Türkiye Uyuşturucu Raporu 2018, sy.51

2- T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Türkiye Uyuşturucu Raporu 2018, sy.51

3-http://www.hurriyet.com.tr/gundem/pkk-operasyonunda-patlayici-silah-ve-uyusturucu-ele-gecirildi-41205926

4-https://www.aksam.com.tr/guncel/teror-orgutu-pkkya-uyusturucu-operasyonu/haber-1000992

5-https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/pkk-varligini-uyusturucu-satisindan-sagliyor/1397807

6- T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, Narkoterörizm ile Mücadele Uyuşturucu ve PKK/KCK Raporu, Şubat 2017, sy.55

7-İSTANBUL’DA NARKO-TERÖRİZM VE TOPLUMSAL DÜZENİ TEHDİT BOYUTLARI, Dr. Mustafa ÇALIŞKAN , 2019

8- EMCDDA, 2007 Yıllık Raporu

9- T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, Narkoterörizm ile Mücadele Uyuşturucu ve PKK/KCK Raporu, Şubat 2017, sy.71

10-T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, Narkoterörizm ile Mücadele Uyuşturucu ve PKK/KCK Raporu, Şubat 2017, sy.6

talebe.org

Tarih:
Diğer Haberler