Tanzim Kuyrukları Ekonomi Çarklarını Döndürmeli

Türkiye'nin ekonomik açıdan ilerlediği bu karanlık yolu aydınlatmanın tek yolu üreten, yerli ve bağımsız ekonomiye geçilmesiyle sağlanacaktır.

Tanzim Kuyrukları Ekonomi Çarklarını Döndürmeli
Can Kuytak
Can Kuytak

Geçen günlerde devletimiz stokçularla ve manav ürünlerinde yükselen fiyatlarla mücadele için belediyelerin düzenlediği ''Tanzim'' satış noktaları açtı. Bu noktalarda market veya manavda alabileceğiniz sebzeler pazarlardan daha makul fiyatlara satılıyor. Bu uygulama halkın kesimlerinden farklı tepkiler alıyor. Tanzim uygulaması hakkında bir kesim yararlı olduğu savunurken diğer kesim de sadece kısa süreli bir başarı olduğu ve başarıya ulaşamayacağı yönünden eleştirilere uğruyor. Özellikle kendine “Aydın” diyen bazı kesimlerin tanzim sıralarındaki halkımızı aşağılamaya çalıştığını görüyoruz. Ekonomik krizden faydalanmaya çalışan fırsatçıları aradan kaldıran uygulama ile halkı kısa süreli rahatlatmış, yüzünü güldürmüştür. Bu yüzden halkı rahatlatan ve olumlu bir uygulama olan “Tanzim” üzerinde halka dalga geçmek yerine, uygulamanın yanında olmalı ve uzun süreli çözümler için teşvik etmeliyiz.

Nedir Bu “Tanzim”?

Tanzim satışlarının ilk örnekleri, Cihan Harbi sırasında savaş koşullarında stokçuluk ve istifçilik şeklinde ortaya çıktı. Özellikle savaş sırasında en büyük kıtlık olarak görünen un sorununu çözmek amaçlı İstanbul’da mahallelerde tanzim satış noktaları kuruldu. Daha sonraki süreçlerde de bunun örneklerini görüyoruz. Örneğin Kore Savaşı’ndan sonra gıda satış fiyatlarında artış halkta bir tepki oluşturdu. Bunun üzerine 1953 yılında İstanbul başta olmak üzere diğer büyük şehirlerde tanzim satış barakaları kurularak, ürünler ucuz fiyata halka ulaştırıldı.

Peki Tanzim Ne İşe Yarıyor?

Devlet tanzim ile piyasaya 1. elden ürünlerini düşük fiyata sokuyor ve halk alacağı sebzeyi marketten veya manavdan alacağına tanzim satış noktalarından daha ucuza alıyor. Böylece ekonomik krizi fırsata çeviren komisyoncuları aradan çıkarılıyor, alıcı üreticinin mal ettiği fiyata ürünleri alıyor. Normalde üretici ve satıcı arasında köprüyü kuran komisyoncuların payı ortadan kalkıyor. Böylece tanzim satış noktalarında daha ucuza satılan ürünleri gören satıcı, elindeki stok ürünleri tanzim fiyatına satışa çıkarıyor.

İyi Güzel Ama Stoklar Bitince Ne Olacak?

Bugünkü tanzim uygulaması bize serbest piyasa ekonomisinin artık çalışmadığını ve tekrar kamulaşmaya gidilmesi gerektiğini gösteriyor. Şu anki ekonomik sıkışıklığı çözmek için oluşturulan tanzim uygulaması bizi sadece kısa süreli bir çözüme götürüyor. Bu uygulamadan sonra stoklar tükenecek ve marketlerin ürünleri önceki halinden daha yüksek fiyatlarla piyasaya çıkaracağını biliyoruz. Peki bu noktada çözüm ne olmalıdır?

Çözüm Basit

Bugün Türkiye’ye bakınca yıllar boyunca süren liberal ekonominin çökmüş ve sıcak para ile dönen ekonomik çarkı durduğunu görüyoruz. Günümüzde ise bunun somut örneklerini çoğu üreticinin artan maliyetlere rağmen karından fazla borçlanıp üretmekten vazgeçtiği ile görüyoruz. Komisyoncuları aradan çıkaran ve ürünleri maliyetine satışa sunan “Tanzim” uygulaması ile üretici tüketiciyle buluştu. Ürettiklerini zararına satan çiftçi, kısa süreli rahatlasa da bu uygulama üreticilerinin sorununu toptan çözmüş değil. Hem ekonomide hem de halk nezdinde bir rahatlama olsa da, üretim faktörlerini harekete geçirmeyen uygulamalar kalıcı değildir. Bundan dolayı tanzim uygulamasını kısa süreli çözümlerden uzun süreli çözümlere yöneltmenin tek yolu, milli ekonomi ile Türkiye’nin üretim faktörlerini harekete geçirmektir. Bunun için ilk olarak üretici desteklenmelidir. Örneğin tarımda tek kullanımlık tohumlardan, yerli tohuma geçilmeli ve süreklilik sağlanmalıdır.

Üretim alanında atılacak adımlarla tüm Türkiye’nin üretim dinamiklerini harekete geçirerek ekonomide kalıcı çözümleri hayata geçirebiliriz. Aradığımız çözüm ise önceden bu topraklarda uygulandı. O çözüm Cumhuriyet’i kalkındıran fikir grubu içerisindeydi. Örneğin Cumhuriyet devrimlerden biri olan “Devletçilik” ile başlatılan 5 yıllık kalkınma planları ve sanayileşme hamleleri... Bu planlarla yeni kurulan Türkiye Dünya’da hızlı gelişen ülkeler arasına girdi. Tüm bu uygulamaları inceleyerek bugünkü ekonomik krizin çözümü için örnek programlar oluşturmalıyız. Öncelikle devam eden özelleştirmeler durdurulmalı ve milli, bağımsız üretim ekonomisinin dinamiklerini oluşturmalıyız. Kısacası Türkiye'nin ekonomik açıdan ilerlediği bu karanlık yolu aydınlatmanın tek yolu üreten, yerli ve bağımsız ekonomiye geçilmesiyle sağlanacaktır.

Can Kuytak
TLB İstanbul İl Sekreteri

talebe.org

Tarih:
Diğer Haberler