90ların Karanlığına Geri Dönmüyoruz

Gladyo; Amerika’nın NATO üyesi olan ülkeler içinde örgütlediği ve bu ülkeleri kontrol ve denetleme örgütüdür.

90ların Karanlığına Geri Dönmüyoruz
Elfide Nur Atalay
Elfide Nur Atalay
YAZAR

90’ların Karanlığına Geri Dönmüyoruz

 

Gladyo; Amerika’nın NATO üyesi olan ülkeler içinde örgütlediği ve bu ülkeleri kontrol ve denetleme örgütüdür. Gladyo’nun en temel amacı, o ülke içinde Amerika adına faaliyet yapmaktır. Özellikle 1952 yılında Seferberlik Tetkik Kurulu’nun (STK - ardından Özel Harp Dairesi ÖHD adını almıştır) kurulmasıyla Amerika’nın özel savaş yöntemleri devlet içerisinde uygulanmaya başlanmıştır. Doğrudan CIA’ya bağlı olarak faaliyet yürüten bu kurul, Türkiye’deki tüm sabotaj, cinayet, darbenin ardından araştırmaya alınan ve Gladyo’nun merkezi olduğu bilinen bir kuruldur.1
NATO’ya girmemizle başlayan bu süreç, 90ların karanlığı diye ifade edilen dönemlere kadar süregelmiş, esasen FETÖ darbesinin bastırılması, devletin içerisindeki Gladyo-Tarikat yapılanmasının temizlenmesi, ABD’nin iktidar üzerindeki ve devlet içerisindeki etkisinin azalmasıyla son bulmuştur. Çünkü Gladyo her zaman NATO ülkelerinde iktidar sahiplerinin liderliğinde örgütlenmiştir.2

 

Son günlerde karşımıza çıkan, Sedat Peker’in videolarında yaptığı açıklamalar üzerine Türkiye’nin yeniden bu sürece geri döndüğüne dair söylentiler ortaya çıktı. Bu yazıyı yazma sebebimiz, Sedat Peker’in iddialarına yanıt vermek değil, bu iddiaların bugün bir anlam taşımadığını ispat etmektir.

 

90’lardaki Gerçek Gladyo Faaliyetleri

 

Mafya-Tarikat-Gladyo rejimi diye ifade ettiğimiz süreç NATO’ya üye olmamızla başladı. Gladyo, yasadışı bir kurul olduğu için bütün faaliyetlerini yasa dışı yapmak durumundaydı. Gladyo, gayri hukuki faaliyetleriyle mafyalaştı ve mafya ile işbirliği yaptı. Özellikle 12 Eylül’den sonra milli devlet saldırıya uğradı. Milli ekonomimiz büyük yaralar aldı. Milli devletin çekilmesiyle birlikte boşluğu tarikatlar, terör örgütleri ve mafyalar doldurdu. Devletin kurumları, siyasi partileri ve ekonomik kaynaklar bu kesimlerin eline geçti. Bu kesim bir yandan ülkede illegal bir yapı kurumsallaştırırken, bir yandan da Türkiye’yi Amerika’nın arka bahçesi yapmaya kalktılar. Amerikan emperyalizminin güdümünde bir ülke ancak Mafya-Tarikat-Gladyo rejimi ile birlikte kurulabilirdi.

 


Devlet içerisine yerleşen Mafya-Tarikat-Gladyo yapılanmasına dair devlet tarafından soruşturma başlatılması, ilk kez Susurluk kazası üzerine kurulan Susurluk Araştırma Komisyonu ile oldu. Burada görüşleri ve araştırma belgeleri alınan Doğu Perinçek 90’larda gerçekleşen bir çok olayı ve devlet-derin devlet ilişkisini çok açık bir şekilde ortaya koydu. Komisyonun özellikle Ömer Lütfü Topal’ın kumarhane vakası ve üzerine işlenen cinayetler vb. faaliyetler üzerinde durmasına rağmen, Doğu Perinçek ısrarla meselenin mafya arasındaki çatışmalardan ibaret olmadığını, hatta bunun önemsiz bir kısmı olduğunu vurguladı. Esas vurgusunu, bugün Türkiye’nin bağımsızlık ve güvenlik sorunu olması üzerinden yaptı.3

 

Bu vurgunun önemi, aslında o dönem iktidarda olan Çiller’in CIA-ABD bağlantıları ve bu bağlantılar aracılığıyla Türkiye’de yürüttüğü faaliyetlerdir. NATO’nun mevcut iktidar eliyle kurduğu Gladyo yapılanması işte burada devreye girdi.
Çiller döneminde gerçekleştirilen Gladyo faaliyetlerine bakalım;

 

- Azerbaycan Darbesi: Abdullah Çatlı aracılığıyla yaptırılan ABD destekli darbede Tansu Çiller yer alarak ABD adına iş yapıyor.4
- Tansu Çiller döneminde Çin’in Sinciang - Uygur Özerk Bölgesi’ne sabotaj timleri gönderiliyor. Doğu Perinçek istihbaratı bizzat Genelkurmay’dan alıyor.5
- Eşref Bitlis Suikastı: Bu dönemde motorunun buzlandığı ve bu sebeple uçağının düştüğü iddia edilen Eşref Bitlis, bölgede PKK’yla verdiği esaslı mücadele üzerine bir suikast ile öldürülüyor.6
- Uğur Mumcu Suikastı: Eşref Bitlis’in silahlı mücadeleyle yerine getirdiği görevi, kalemiyle yani basın yoluyla yerine getiren Uğur Mumcu aynı şekilde Bitlis’ten 17 gün önce suikast yoluyla öldürülüyor.7
- Çiller ve Mehmet Ağar, eroin aktarma istasyonu olarak HAVAŞ’ı kullanıyor. HAVAŞ’ın o dönemki ortaklarından biri Yunus Ağar. Yani Mehmet Ağar’ın kardeşidir.

 

Daha yazacak olsak Çin Seddi’ni bulacak uzunlukta olan bu Gladyo faaliyetlerinin bugün esamesi okunmuyor. Çünkü bugün Türkiye’yi NATO’nun Gladyo faaliyetini yürütecek bir iktidar yönetmiyor.

 

90’ların Karanlık Rüyası Muhalefetin İktidar Hayallerini Süslüyor

 

Sedat Peker’in bir hafta içinde yaptığı tüm açıklamalar, Türkiye’de muhalefet partilerine ve az önce saymakla bitiremediğimiz Gladyo faaliyetlerine geri dönüldüğüne dair umut yarattı. Bunu umut diye nitelendiriyoruz çünkü, bu vesileyle iktidarın devlet içinde devlet yapılanmasına el atmadığı gibi, iddialar ortaya atmalarına sebep oldu.

 

Bakıyoruz; Akşener, Babacan, Kılıçdaroğlu gibi Biden’ın hücum borusu sahipleri açıklamaların üzerine hemen karanlık ve asılsız bir hava yaratma gayretine girişiyorlar.9 Bu isimlerin başında Akşener’in gelmesi ise oldukça ironik. Çünkü aynı Akşener, Ağar’dan sonra İçişleri Bakanlığı’nı aldığında Susurluk meselesine dair dosyayı bir daha açmamak üzere kapatıyor. Gladyo’nun kol faaliyetlerinin önünü açıyor, FETÖ’nün devlet içinde yapılanmasına yardım ediyor.

 

Bir önceki kısımda söylediğimiz gibi, Çin Seddi kadar yol olacak Gladyo faaliyetlerinin bugün bir tanesi bile yaşanıyor mu?
Bugün neler oluyor bir ona bakalım:

 

- FETÖ devlet ve ordudan temizleniyor, binlerce FETÖ’cü tasfiye ediliyor.
- Ergenekon duvarları yıkılıyor, davada Ergenekon Örgütü yoktur kararı alınıyor, 90’larda öldürülen Eşref Bitlisler, Uğur Mumcular gibi vatansever aydın ve subaylar özgür bir şekilde fikirlerini ifade ediyor.
- 90’larda ABD eliyle darbe yapılan Azerbaycan, bugün 30 yıldır işgal atında olan Karabağ’ı Türkiye desteğiyle kurtarıyor.
- Çin’in Uygur Sinciang Özerk Bölgesi politikalarına dair CIA destekli faaliyetler yürütülmüyor, aksine bunun Çin’in iç meselesi olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.

 

Yani anlayacağımız o ki, tablo artık tam tersine dönmüş durumda. Bu saatten sonra Mehmet Ağar da, Alaaddin Çakıcı da, Sedat Peker de istediği kadar açıklama yapsın. Bunlar ancak birbirlerinin suçlarını örtmek üzere yapılan açıklamalar olacaktır. Çünkü bugün Türkiye’de, 90’lardaki gibi CIA ve NATO bağlantılı Gladyo faaliyeti yürüten bir iktidar bulunmamaktadır. Türkiye’de ABD eliyle gerçekleşecek hiçbir derin devlet faaliyetine ne Türk ordusu, ne de Türk milleti izin vermemektedir. 90’ların atmosferine geri dönme hayali kuranlar, kendilerine ABD’deki Pensilvanya malikanesinde bir yer ayırtabilirler. Artık Türkiye’de bu hayallere yer yoktur.


DİPNOT:
1. Kontrgerilla Teorisi 1-Ferit İlsever-Sayfa 23
2. FETÖ Darbesi- Doğu Perinçek-Sayfa 22
3. Susurluk Komisyonu Tutanakları 1-Doğu Perinçek ve Mesut Yılmaz’ın açıklamaları-sayfa 34
4. Susurluk Komisyonu Tutanakları 1-Doğu Perinçek ve Mesut Yılmaz’ın açıklamaları-sayfa 36
5. Susurluk Komisyonu Tutanakları 1-Doğu Perinçek ve Mesut Yılmaz’ın açıklamaları-sayfa 44
6. Susurluk Komisyonu Tutanakları 1-Doğu Perinçek ve Mesut Yılmaz’ın açıklamaları-sayfa 55
7. Susurluk Komisyonu Tutanakları 1-Doğu Perinçek ve Mesut Yılmaz’ın açıklamaları-sayfa 63
8. Susurluk Komisyonu Tutanakları 1-Doğu Perinçek ve Mesut Yılmaz’ın açıklamaları-sayfa 69
9. Karar Gazetesi - 11 Mayıs 2021 Manşet Haberi

Tarih:
Diğer Haberler