Bir Ressamın Portresi: İbrahim Balaban

Eleştirmenler Balaban'ı “Anadolu insanının yaşamından ve halk efsanelerinden yola çıkarak toplumsal gerçekçi yapıtlar üreten ressam” olarak tanımlar.

Bir Ressamın Portresi: İbrahim Balaban
Batuhan Kırıcı
Batuhan Kırıcı

İbrahim Balaban 1921 yılında Bursa-Osmangazi’de dünyaya geldi. Doğduğu köyün 3 yıllık okulunda eğitim gördü. 1937 yılının son günlerinde, henüz 16 yaşındayken cezaevine girdi. Cezaevinde zeytinyağına batırdığı renkli kalemlerle resim çizdi. 6 ay hapis ve para cezasına çarptırılmıştı ancak para cezasını ödeyemeyince para cezası 3 yıl mahkumiyete çevrildi. Cezasının bitmesinden sonra evlendiği gün yeniden cezaevine girdi. 1942-1950 yılları Bursa Cezaevi’nde geçti. Cezaevinde büyük vatansever şair Nazım Hikmet’le tanıştı. Onun desteği ve ilgisiyle resim yeteneği ortaya çıktı ve gelişti. Balaban’ın Nazım’la başlayan resim serüveni hayatı boyunca sürdü. Resimlerinde Anadolu insanının kardeşliğini, hoşgörüyü, Türk milletinin bağımsızlık ve devrimci mücadelesini işlemiştir. Balaban cezaevinde resmin yanı sıra felsefe, sosyoloji, ekonomi-politik konularında pratik bilgiler edindi. İbrahim Balaban yedi yıl süren Nazım Hikmetli günlerini ileriki yıllarda yazdığı Şair Baba ve Damdakiler kitabında anlatmıştır. Kitabı oyunlaştırılmış, 2011 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. Balaban, “Sanat yaşantının izdüşümüdür. Konu bir özdür, her öz kendi kabuğunu yapar.” kuramını ortaya koymuş ve sanatını bu kuram üzerine oturtmuştur. İlk sergisini 1953’te İstanbul’da, Fransız Kültür Merkezi’nde açtı. Sonraki yıllarda hem Türkiye’de hem de yurtdışında pek çok sergi açtı. 1961’de Yeni Dal Grubu sergisindeki bir tablosundan dolayı yargılandı ancak aklandı. Yine 1968’de Gazi Dergisi’nde basılan bir tablosundan dolayı yargılandı; ondan da aklandı. 1969’da Adana’da sergilediği resimleri saldırıya uğradı.

Resim eleştirmenleri kendisini “Anadolu insanının yaşamından ve halk efsanelerinden yola çıkarak toplumsal gerçekçi yapıtlar üreten ressam” olarak tanımlarlar. İbrahim Balaban resimlerinde halk geleneklerinden faydalanarak, doğru çizgilere sürükledi fırçasını. Bu çizgide vatanseverlik de söz konusudur. Vatan cephesinde resimleriyle mevzilenmiştir. Ekin biçenleri, harman dövenleri, gurbetçileri ele aldı resimlerinde. Demet Taşıyan İki Kadın görürüz hep Balaban deyince. Balaban, köylü yaşayışını, renklerle, nakışlarla dile getirmiştir hep.

Resimleri hep umut verir, iyimserlik yayardı. Anadolu halkının çalışkanlığı ve üretkenliği tablolarında capcanlıdır. Bir çiftçinin ekin ekerken, gübre atarken, ağaçları budarkenki iyimserliği hep onun resminde görülür. Keloğlan gibi saf, temiz Anadolu köylüsünü verir onun resimleri. Bütün insanlar resimlerinde saftır, temizdir. Nazım Hikmet’ten aldığı bilinçle Anadolu’yu resmetti. Onu diğer sanatçılardan ayıran memleketine, insanına olan bağlılığıdır. Onu alaylı olduğu için yok saymaya çalıştılar ama o resimleriyle buna hep cevap verdi. Balaban ayağı çıplak, gönlü ve bilinci dolu bir devdi. Yaşamı boyunca hep doğru bildiği yolda yürüdü. Doğruları yazdı, söyledi, çizdi, boyadı.

Balaban yaşamı boyunca, iki binden fazla tablo ve bunun birkaç katı desen üretti; kendisi aynı zamanda yazar olup, yayınlanmış 11 adet kitabı bulunmaktadır. Ressam, son olarak desen çalışmalarını 2005’te İstanbul’da sergilemiştir. 1990 yılında yayınlanan İbrahim Balaban - Yaşamı Sanatı Anılar Yankılar (Ahmet Köksal) kitabından sonra; resimlerini içeren Balaban - Yaşantının İzdüşümü 2008 yılında yayınlanmıştır. Hasan Nazım Balaban ve Zafer Bilgin tarafından hazırlanıp 2009 yılında yayınlanan Balaban - Bir Ressam Yunus Emre kitabı kendisi hakkında yayınlanmış şiir, yazı, makale, kitap ve ansiklopedilerden derlenmiş yazıların toplandığı bir başvuru kitabıdır. İkinci evliliğinden iki erkek, bir kız çocuğu ve beş torunu vardır. 1955 doğumlu oğlu Hasan Nazım Balaban’da kendisi gibi ressamdır. İbrahim Balaban, onurlu ve vatansever bir sanatçı olarak yaşamış ve arkasında gelecek nesillere ışık tutacak onlarca eser bırakarak 9 Haziran 2019’da Güngören, İstanbul’da tedavi gördüğü bir hastanede 98 yaşında vefat etmiştir. Balaban’ın tablolarına yansıttığı çalışkanlığı, hoşgörüyü, üretkenliği, iyimserliği geleceğe taşımak sorumluluğu ve bilinciyle mücadele ediyoruz. Tablolarındaki buğday başaklarının her bir tanesi için mücadele etmeye söz veriyoruz.

Batuhan Kırıcı

TLB Gaziantep İl Başkanı

talebe.org

Tarih:
Diğer Haberler