Bir Yılmaz Güney Klasiği: Arkadaş

Kimi iyiye, kimi güzele, kimi doğruya, kimi daha da yanlışa… Azem’in kafamızda soru işaretleri uyandıran tebbessümü ile son bulur film.

Bir Yılmaz Güney Klasiği: Arkadaş
Latife Yıldırım
Latife Yıldırım

Dondurma yiyen, balon şişiren bisiklet süren al yanaklı küçük çocuklar; deniz kenarında top oynayan, şen şakrak kahkahalar atan belki de izledikçe üst sınıf olarak nitelendirebileceğimiz insanların görüntüleriyle başlıyor film. Ayrıca Cemil’in karısıyla olan kavgasıyla yani zengin ama mutsuz aile tablosuyla ilk kez o zaman karşılaşıyoruz.

Niye Bozuldu Her Şey?

Azem’in sofrasında Rüştü’nün “Niye bozuldu her şey?” sorusu kokoreçten, karidesten ziyade bozulan, yozlaşan toplumsal düzeni ilk kez sorgulatıyor.

Bir yanda servetin, şöhretin mutluluk için yeterli olduğunu düşünen toplumsal gerçeklerden uzak, yozlaşmış bir hayat süren Cemil; diğer yanda ise bozulan bu düzeni sorgulayan, çözüm arayan ve aslında bu duyguların mutluluk değil bir sarhoşluktan ibaret olduğunu savunan Azem.

1974 yılında seyircilerle buluşan Arkadaş filmi Azem ve Cemil’in, iki farklı kutbun hikayesini anlatıyor. Cemil’in evine konuk olan Azem, Cemil’in battığı bataklığa, çürümüşlüğe en yakından tanık olur. Kendileri üretmedikleri gibi üretenlerin emek gücünü sömüren, ülke gerçeklerinin tehlike arz ettiğini düşünen, sefaleti görmezden gelen, eğlence ve paraya adanmış sahte bir hayat süren bu insanların yaşamı Azem’i rahatsız eder. Cemil’in “Karısı güzel olanlar karımı öpebilirler, ödeşmesi kolay olur çünkü. Baldızı güzel olanlar da baldızımı öpebilir… Karısı güzel olanlara karımı öptürüyorum… Ben de onların karılarını öpüyorum. Nasıl iyi mi?” sözleri ondaki ahlaki çöküşün çarpıcı örneklerindendir. Azem Cemil’e olan sevgisi nedeniyle buraya yakıştıramadığı arkadaşına yardım etmek ister. Azem’in devrimci, yenilikçi düşünceleri korkutur Kıyıkent’tekileri. Onun, işçilerle, hizmetçilerle, bekçilerle konuşması tehlike arz eder bu zengin semtte.

Yalnız Cemil ve Azem yoktur bu filmde. Necibe, sosyal statü farkları, ahlaki kavramlar ve temelde “insan olma”nın aksayan yönlerinin en çok gözlemlendiği karakterdir. Semra, devrimci düşüncenin temsilcisidir. Okumak yoluyla bile olsa sınıf atlayacak imkânı bulunmayan, bir hizmetçinin oğlu olan Halil’i tanırız sonrasında. Araba tekerleklerini patlatarak, camlarını kırarak bulunduğu yerdeki zenginlere olan öfkesini kusan bir gençtir.

Cemil’i Kurtaracağız

Necibe’nin kocasını aldattığını öğrenmesi, Azem için bardağı taşıran son damla olmuştur. Azem bu gördüklerine dayanamaz ve Cemil’e eski halini hatırlatmak, onu bu bozulmuşluğundan bir an önce kurtarmak için köyüne götürür. Turistlerin fotoğraf çektiği sahnede Azem’in karakteriyle temsil edilen devrimci, halkın yanında duran onların sorunlarına çözüm arayan sınıfla; Cemil’in temsil ettiği, halkın sorunlarına çözüm olmak yerine bu sorunları görmezden gelen, kendine entelektüel diyen sınıf arasındaki ideoloji farkı rahatça görülür.

Değişimin ve Dönüşümün Finali

Bir silah sesi yankılanır. Herkes farklı bir biçimde dönüşmüştür ve dönüşmektedir... Kimi iyiye, kimi güzele, kimi doğruya, kimi daha da yanlışa… Azem’in kafamızda soru işaretleri uyandıran tebbessümü ile son bulur film. Dikkat edin A’nın üzerinde şapka var…

Not: Filmin müziği olan, Melike Demirağ’ın bestelediği Arkadaş şarkısı da film kadar etkili ve güzeldir. Kendisinden dinleyebilirsiniz. Çalma listenize eklemek size kalmış. :)

Latife Yıldırım

TLB Edirne İl Sekreteri

talebe.org

Tarih:
Diğer Haberler