CHP Rap Yapar Çok Kötü Toslar

Bahsettiğimiz şarkı sürekli ‘’aramızda kuşak farkı yok’’ diyor, katılıyoruz. Aramızda bir kuşak farkı yok aramızda bir ideoloji farkı var.

CHP Rap Yapar Çok Kötü Toslar
İbrahim Çağrı Yıldız
İbrahim Çağrı Yıldız

 Cumhuriyet Halk Partisi, 25 Temmuz 2020 tarihinde Genel Kurultayını gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu ‘’Z Kuşağı’’ olarak hitap ettikleri genç kesimi etkilemek için kurultay salonuna bir rap müzik şarkısı ile giriş yaptı. Bu yazımızda CHP’nin rap şarkısını odak alarak gençliğin esas beklentilerinin ne olduğunu anlatmaya çalışacağız. Öncelikle belirtmem gereken önemli bir nokta var; biz gençliği ‘’z kuşağı’’ gibi kalıplara sokan tanımlamalara karşıyız. Böyle bir kuşak yok, Türk Gençliği var. Biz Atatürk’ün Türk Gençliği olarak hitap ettiği vatansever gençliğiz ve bunun dışında hiçbir tanımı kabul etmiyoruz.

KUŞAK DEĞİL İDEOLOJİ FARKI

  Bahsettiğimiz şarkı sürekli ‘’aramızda kuşak farkı yok’’ diyor, katılıyoruz. Aramızda bir kuşak farkı yok aramızda bir ideoloji farkı var. Biz gençler Altı Ok’un her birini rehber sayıyoruz. CHP’nin bugün yaptığı gibi; Milliyetçiliği HDP/PKK ile kol kola girerek değil, Doğu Akdeniz’de, Libya’da ve Suriye’de Vatan Savaşı’nı destekleyerek yapıyoruz. CHP’nin bugün merkezinde yer aldığı Batı sevicilik ile Halkçılığı savunmuyoruz, Kemal Derviş’leri reddediyor, üretim ve istihdam odaklı çözümleri destekliyoruz. Karşı devrimin merkezi haline gelen CHP’de İnkılapçılık adına en ufak bir detay bulamıyoruz. Davutoğlu ve Babacan ile –Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun deyimiyle- ‘’%99 benzeyen’’ bir partiden devrimci çözümler beklemiyoruz. Devletçiliği değiştirmeye yönelik çaba içerisine giren, ‘’nostaljik ve tabucu’’ olarak nitelendiren bir CHP’den medet ummuyoruz.

En önemlisi etnik milliyetçiliği benimseyen, Cumhuriyet değerlerine bütünüyle karşı HDP ile ittifaka giren, Selahattin Demirtaş’a her gün özgürlük isteyen CHP’nin Cumhuriyetçilik ilkesi ile uzaktan yakından ilgisi olmadığını görüyoruz. Cumhuriyetin değerlerine karşı isyan başlatan Şeyh Sait ve Seyit Rıza’yı heykeli önünde anan ve Laikliği adeta bir tuzluk misali kullanıp içini boşaltan bakış açısını kabul etmiyoruz. Altı OK günümüz CHP’si elinde bu hale gelmişken sizler Türk Gençliğinin size oy vermesini nasıl bekliyorsunuz? Atatürk’ün Bursa Nutkunu görev belgesi kabul eden Atatürkçü bir genç bu CHP’ye nasıl oy verebilir?

GENÇLİK NE BEKLİYOR?

 Türk Gençliği bugün siyasi partilerden ne bekliyor diye sorduğumuzda CHP başta olmak üzere birçok partinin cevabını seçim kampanyalarına baktığımızda şöyle anlıyoruz; fazladan GB internet, rap müzik ile seçim şarkısı, animasyon klipler vb… Oysa biz gençler Türkiye’yi yönetmek istiyoruz. Partiler içerisinde söz talep ediyoruz, fikirlerimize önem veren siyasetçiler istiyoruz. Gelin 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde hangi partinin kaç tane genç  ( 18-29 yaş arasında ) milletvekili adayı çıkardığına bakalım:

●       Vatan Partisi - 142

●       HÜDA-PAR - 138

●       Saadet Partisi - 84

●       AK Parti - 73

●       MHP - 49

●       CHP - 46

●       İYİ PARTİ - 40

 Bu tablo aslında bize gençliğe en çok ve en az güvenen partilerin sıralamasını veriyor. Eğer ki gençliğin oyunu istiyorsanız partinizde aynı oranda gençliğe söz hakkı tanımalı ve görev vermelisiniz.

CHP’NİN RAP ŞARKISI NE ANLATIYOR?

  Şarkı bol bol ‘’hak, hukuk, adalet’’ diyor. Peki şunu soruyoruz; bugün CHP’den başka kimler bu sözleri tekrarlıyor? Cevabı belli; 15 Temmuz’dan sonra içeri tıkılan FETÖ’cüler ve PKK’lılar. Türkiye’nin bağımsızlığına göz dikmiş, Amerika’nın emellerine yıllarca devletin en mahrem yerlerine sızarak hizmet etmiş ve 15 Temmuz’dan sonra büyük bir mücadele başlatan Türk devleti eliyle hapislere atılan Fethullahçıların dilinden bu sözler hiç düşmüyor. Zaten Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin önde gelen isimleri de bu örgüte hizmet etmiş ve yıllarca tetikçiliğini yapmış kişilere her konuşmalarında selam gönderiyor. En yakın örneği Cumartesi günü yapılan kurultaydan verelim; Sn. Kılıçdaroğlu sözlerine Soros’un Türkiye şubesi Osman Kavala ve terör örgütüne bağlı HDP’nin eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a selam göndererek başladı ve Türkiye’nin en önemli sorunun ‘’demokrasi’’ olduğunu söyledi.

 Ergenekon ve Balyoz dönemlerinde ülkenin en temiz insanları hapislerde yatarken her gün gazete köşelerinde bu davaların derinleştirilmesini talep eden, bu insanların ailelerine ve kendilerine ağza alınmayacak laflar söyleyen, iftiralar atanlar CHP’li isimlerin ağzından bugün hiç düşmüyor. CHP mitinglerinde şimdi içeride olan bu kişilerin isimleri okutulup; ‘‘burada!’’ diye bağırılıyor. FETÖ ve PKK temaslı gazetecileri hapisten kurtarmak için Ankara’dan İstanbul’a ‘adalet’ yürüyüşü düzenleniyor. CHP ‘’hak, hukuk, adaleti’’ bu isimler için istiyor.

 Yine şarkının bir sözü şöyle; ‘’merak etme bizimle birlikte gelecek liyakat’’. CHP, liyakatı getireceğini söylüyor ama kendi partisi içerisinde bunun tam zıttı politika izliyor. Partinin en önemli yerlerine isimsiz ittifaklarından dolayı HDP’li isimler yerleştiriliyor. Sözde Ermeni soykırımı ile yüzleşelim diyen, Türkiye’nin Hendek Operasyonları ile başlattığı Vatan Savaşı sürecine ‘’saray savaşı’’ diyen, Suriye’de ve Libya’da terörün kökü kazınıp, bağımsızlığımız korunurken ‘’ne işimiz var orada?’’ diye sorgulayan kişiler partinin içerisinde adeta cirit atıyor. FETÖ’nün adamları Genel Başkan Danışmanlığı görevine kadar getiriliyor. Bu manzaradan nasıl liyakat beklenebilir?

Şarkı sözlerinde demokrasi talep ediliyor. Peki biz demokrasiyi bugün CHP içerisinde görebiliyor muyuz? Kurultayda Genel Başkan Aday Adaylığını açıklayan 3 kişi yeterli delege imzasına ulaşamadığı için aday olamıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tek aday olarak seçime giriyor. Bir örnekte İstanbul İl Kurultayından verelim; mevcut İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu geçtiğimiz aylarda yapılan seçimde HDP ittifakını koruyan önemli isimlerden olduğu için adaylığı dayatılmıştı. Eski İl Başkanı Cemal Canpolat aday olamamış ve Kaftancıoğlu mevcut İl delegesi sayısının çok altında oy alarak yeniden seçilmişti. Bu durumda kendi partisi içerisinde demokrasi sınavını veremeyenler ülkeye nasıl bir demokrasi getirmeyi vaat ediyor?

Parti içerisinde Ulusalcı kanadı yok eden yönetim bugün daha rahat bir hareket alanına sahip oldu. Öyle ki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu çok rahat çıkıp ‘ben Dersimli Kemal’im diyebiliyor. Atatürk’ün Tunceli’sine ‘Dersim’ demek Cumhuriyet düşmanı Seyit Rıza ve Şeyh Sait ile yan yana gelmektir. Rahmetli Kamer Genç gibi bir Cumhuriyet Tunceli’si evladı bugün partide olsa bunu söyleyebilirler mi? Hatta Birgül Ayman Güler, Dilek Akagün ve Emine Ülker Tarhan gibi isimler parti içerisinde olsa Ermeni açılımcıları bugün parti içerisinde at koşturabilir mi?

   Bugün CHP’nin yıllar önce girdiği ideolojik dönüşümün tamamlandığı süreçleri yaşıyoruz. Türkiye’nin antiemperyalist rotasına karşı çıkan, iktidar olabilmek için terör örgütlerinin fikirlerini dile getiren, Atatürk’ün programından çok uzak, Türk gençliğini sadece oy olarak gören ve onların sorun ve isteklerinden bi’haber olan bir partiyle karşı karşıyayız. Türk Gençliği emperyalizme karşı mücadelede bayrağı en önde taşımaya devam ediyor. CHP eğer Türk Gençliği ile gerçekten buluşma iddiası ve isteği içerisindeyse bölücülerin ve gericilerin gemisinden inip vatan mücadelesinin gemisine binmelidir.

İbrahim Çağrı Yıldız TLB ANKARA

Tarih:
Diğer Haberler