Örtülü Değil PKK İle Açık İttifak

CHP, İyi Parti ve HDP yöneticileri Türk milletini, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yeniden PKK ile açılım yapmaya ikna edebilirler mi?

Örtülü Değil PKK İle Açık İttifak
Volkan Taşdemir- İbrahim Çağrı Yıldız
Volkan Taşdemir- İbrahim Çağrı Yıldız

    Son zamanlarda özellikle sosyal medya üzerinden başlayan, parti genel başkanlarının açıklamalarına ve daha sonra televizyon programlarının ekranlarına taşınan bir tartışma ile karşı karşıyayız.
    İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “HDP’yi, PKK’nın siyasi uzantısı olarak görüyoruz” açıklamasına HDP’li Sırrı Süreyya Önder: “Dün bize aracı gönderen, kiminle çalışması gerektiğini bize soran İyi Parti, bugün bize koordinat biçemez” açıklaması ile cevap vermişti. Daha sonra iki tarafın yetkililerinden gelen açıklamalar ile tartışma daha da büyüdü ve halen devam etmekte.
Bu açıklamalar sonrası “İyi Parti, HDP ile ittifak halinde mi?” sorusu gündemimize oturdu.
Seçimlerde Millet İttifakı olarak İyi Parti, CHP ve HDP’yi görmüştük. Aslında kamuoyu önünde her şeyin çok açık olmasına rağmen, televizyon programlarına çıkan İyi Partili yetkililer bu durumu reddediyor ve “İspat edemeyen alçaktır” benzeri laflar kullanıyorlar. Gelin bu birlikteliği somut olaylar üzerinden birlikte inceleyelim.

Seçim İttifakı

    Son yaşadığımız belediye seçimlerinde bu ittifakın somut halini görmüş olduk. 50 seçim bölgesinde CHP ve İyi Parti ortak adaylar belirledi. Bu bölgelerde kimi zaman CHP üzerinden adaylar desteklendi ve bu bölgelerde İyi Parti aday çıkartmadı. Kimi bölgelerde ise İyi Parti üzerinden adaylar desteklendi ve bu bölgelerde CHP aday çıkartmadı. Seçim ittifaklarında ise HDP “resmi” olarak ittifakın içinde yer almadı. Fakat ana bileşenleri kadar yoğun ve kol kola çalıştılar.
Bunun en somut örnekleri İstanbul, Ankara ve İzmir Belediyeleri’nin de içinde olduğu 7 Büyükşehir Belediyesinde yaşandı. Bu seçim bölgelerinde CHP adaylarını, İyi Parti ve HDP yöneticileri destekledi.

HDP, bu bölgelerde daha ileriye gitti ve “Biz olmazsak siz seçim kazanamazsınız.” dedi.
Somut örneklerle açıklayalım:
İlk olarak İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamalarına bakalım. Akşener seçim sürecinde İmamoğlu’nun ortak adayları olduğu ve destek vereceklerini açıklamıştı. Aynı şekilde İmamoğlu, HDP’nin ve CHP’nin de desteklediği ortak adaydı. Bu birliktelik yeterince açıkken, bir de İmamoğlu’nun seçimi kazandıktan sonra ilk iş olarak PKK terör örgütü üyeliği ve yöneticiliğinden dolayı görevden alınan HDP Belediye Başkanlarına destek ziyaretleri yapması olayı açıklıyor.
HDP’li Hatip Dicle: “Batı’da İyi Parti ve CHP adaylarına destek vereceğiz. Yeter ki AK Parti ve MHP kazanmasın.” dedi.
HDP’li Sezai Temelli, partisinin İstanbul’da aday çıkarmayacağını ve CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceklerini itiraf etti.
CHP 26. Dönem Milletvekili Dursun Çiçek: “Seçim öncesi Mardin'e gitmiştik. Dediler ki HDP il başkanı da bu binada. Çağırın birlikte sohbet edelim dedim. Şimdi yerel bazda PKK ile bir bağlantısı olmayan, tabii hepsi PKK'lı derseniz hiç kimseyle bu konuları görüşemeyiz. Cumhuriyete, temel değerlere, o dört ilkeye bağlı olan adaylar konusunda CHP'ye inisiyatif tanırlarsa Doğu'da Güneydoğu'da HDP ile ittifak yapmamız lazım.”
Tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ise partisinin tabanına bu ittifak için oy kullanmasını söyledi. Seçim döneminde gazetelere konuşan Selahattin Demirtaş, ”CHP ve İyi Parti’ye rağmen onların adaylarını destekleyeceğiz.” dedi.
Bu ve artırılabilir örneklere bakınca CHP, HDP, İyi Parti birlikteliğini görmemek mümkün değil. Onları seçim döneminde bir araya getiren belli başlı bir fikir temeli var elbette.

Demirtaş’a Özgürlük Korosu

   Miting kürsülerinde “Biz daha Abdullah Öcalan’ın heykelini dikeceğiz.” diyen ve HDP’nin Abdullah Öcalan’ın önem verdiği özel bir proje olduğunu söyleyen, açık seçik PKK militanı olan Selahattin Demirtaş’ın hapishaneye atılması sonrası, “Selo’ya Özgürlük Korosu” kuruldu.
HDP’li vekillerin öncülüğünde kurulan bu koronun çalışkan üyeleri ise İyi Parti ve CHP oldu.
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı seçim çalışmaları sırasında katıldığı bir radyo programında Selahattin Demirtaş’ın hukuksuz yere içerde olduğunu ve serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
    CHP’li vekiller ve CHP yöneticileri ise Demirtaş konusunda daha cesur davranıyor. Çok kısa bir süre önce Demirtaş’ın yazdığı “Devran” isimli oyunu HDP’li vekillerle birlikte, Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, eski CHP Milletvekili Barış Yarkadaş ve CHP'li Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül birlikte izledi.

Bu konuda söylediklerinden hiç çekinmeyen Kılıçdaroğlu ise şöyle diyor: "Seversiniz sevmezsiniz. Haksız ve hukuksuz yere hapiste yatıyor. Yatmasının nedeni 'Seni Başkan yaptırmayacağız' demesi. İnsan haklarını, demokrasiyi, adaleti savunduk; hepimiz için savunduk. Onlar ayrı parti, biz ayrı partiyiz. Demirtaş, beraat ediyor, başka bir davadan hemen mahkum ediyorlar. Neden? Hapiste kalsın diye. Sonra da çıkıp bu ülkede hukuk, adalet var diyorlar. Onu benim külahıma anlat. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi buradan iletiyorum."

    2016 yılında Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine verdiği röportajda, "Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz." ifadesini kullanan, katıldığı seçim mitinginde “Öcalan’ın heykelini dikeceğiz.” ifadesini kullanan, PKK’nın üst düzey yöneticileri ile PKK’nın sözde bayrağı önünde fotoğrafları bulunan, Taraf gazetesine yaptığı açıklamada "Şemdinli ve Çukurca'da denetim PKK'da. İnanmayan Bakan varsa, birlikte gidelim" gibi ifadeleri ile PKK’ya övgülü açıklamalar yapan kişi Selahattin Demirtaş’tan başkası değil. Bu konu hakkında verebileceğimiz daha onlarca örnek bulunmaktadır. Hal böyle iken PKK’lı olduğu açık bir şekilde belli olan Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğünü İyi Parti ve CHP yöneticileri neden istemektedirler?

Anayasa mı Yapıyormuşuz?

     Hepimiz az çok hatırlarız, Adana’da sokakta uyuşturucu satan bir genci polislerimiz göz altına alırken basın mensupları gencin yanına yaklaşmıştı ve neden uyuşturucu sattığını sormuştu.

Genç ise bu soruya “Uyuşturucu mu satıyormuşum?” diyerek cevap vermişti ve sosyal medyada fenomen haline gelmişti.CHP ve İyi Parti yöneticilerine bu konudan bahsedilince adeta bu Adanalı gencin durumuna düşüyorlar. Aslında çok iyi bildikleri ama milletimizin karşısında ifade etmekten utanılan bu anayasa girişimi gerçek. Sorular karşısında “Anayasa mı yapıyormuşuz” gibi ifadelerle insanların suratına bakan bu partilerin yöneticileri artık yalan söylemek konusunda ustalaşmış gibi duruyor. Gelin bu konuda da yalanlarını bir, bir ortaya çıkartalım.

   İyi Parti Eski Genel Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya, istifa ettikten sonra şu açıklamaları yapmıştı: “CHP, İYİ Parti ve HDP gizlice partililerden habersiz, bir heyet kurarak yeni bir anayasa için çalışma yaptılar ve bunu herkesten gizlediler.” Ardından isim isim bu çalışmaya katılanları da açıkladı. Taşkaya; İyi Parti’den eski Büyükelçi, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, HDP’den Mithat Sancar ve CHP’den Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu’nun isimlerini saymıştı.
Yine her ne kadar İyi Partililer kabul etmese de CHP’li İbrahim Kaboğlu, bunu CNN Türk canlı yayınında kabul etti. Durum bu kadar açıkken hala ‘’Bizi HDP ile yan yana koyamazsınız’’ diyen İyi Partili yetkililere şunu net bir biçimde ifade etmek lazım; bizim sizi bir yere koymamıza gerek yok, siz zaten bilerek ve isteyerek yan yana gelmişsiniz. Bugün inkar etmeniz bir işe yaramaz, üstelik yalan olur. Olması gereken bugünden itibaren başlayarak HDP’den tamamen kopmanız ve vatansever cephede yer almanızdır.

İttifak PKK ile


    HDP’nin, PKK’nın meclis ve belediye kolu olduğu su götürmez bir gerçek olarak duruyor. Bu konuda ufak da olsa aklında bir soru işareti olanlar, buna karşı fikirleri bulunanlar, HDP belediyelerinin faaliyetlerini inceleyebilir.
CHP ve İyi Parti’nin ittifak dostu olan HDP esas olarak PKK’dır. İttifak dostu olarak belirlenen PKK’dır. Bu PKK ittifakından rahatsız olarak partisinden istifa eden eski İyi Parti Milletvekili İsmail Ok bakın ne diyor?

“İptal edilen İstanbul seçimlerinden sonra üç hafta Sayın İmamoğlu’na destek vermek için İstanbul’a gittim. Sayın İmamoğlu seçimden hemen sonra sanki yapacak hiçbir işi kalmamış gibi hemen HDP’li belediyeleri ve yine ilk yurt dışı gezisinde de PKK’lı Ahmet Kaya’nın mezarını ziyaret etmiştir. Dahası, başkan eşleri ve ihanet sürecinin akil adamlarından Kadir İnanır ile birlikte PKK sevicisi Demirtaş’ın yazdığı kitaptan sergilenen tiyatroyu seyretmeye gitmiştir. Bütün bunlar artık ortağımız CHP’nin HDP ile adı konulmamış bir ortaklık yaptığının meydana dökülmesidir. Partimiz yönetiminin, milletvekilleri ile yaptığı ilk toplantıda bu durumdan rahatsız olduğumu ve bunun tarafımca kabul edilemeyeceğini ifade ettikten sonra ‘Parti yönetiminin görüşünü sordum’. En yetkin ağızdan verilen cevapla aynen devam edileceği anlaşılmış oldu.”

    Bu ittifakı reddeten ve gözlerini kapatan İyi Parti yöneticileri farkında değiller ama milletin gözünde de, kendi partileri içinde de utanılacak bir yola girmiş bulunuyorlar. İyi Parti'nin dönmek istemediği ittifak yolundan dolayı partisinde her gün istifalar yaşamakta.

Amerika’nın İktidarı!

   Devletimizin, ordumuzun ve millet olarak topluca bölücü terör örgütünün üstüne gittiğimiz bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun son açıkladığı veriler, PKK’nın belinin kırıldığını ve bitmek üzere olduğunu gösteriyor. Ordumuz çok yakın bir vakitte, PKK’nın kendisine ikinci Kandil ilan ettiği Kato Dağı’na Türk bayrağımızı astı. İttifak kurulan kuvvet, kaybeden PKK...

    Ordumuzun, devletimizin ve milletimizin hep birlikte mücadele ettiği PKK ile ittifak kurmak, birlikte seçime girmek, militanlarına özgürlük istemek esas olarak ona tekrardan can vermek içindir. Bu kaybedenler kulübü ittifakını, Türkiye düşmanı cephe olarak adlandırabiliriz.
Açık bir şekilde görmekteyiz ki kurulu olan ve yeni dönemde de eklenen eski dostlar Davutoğlu ve Babacan’ın da içinde olduğu ittifak kuvveti, sözüm ona AK Parti karşıtlığının altına yaslanarak Türkiye’de yeni bir hükümet seçeneği oluşturma derdindeler.

İttifak dostlarının karşı oldukları siyaset esas olarak 2015 sonrası Türkiye’nin içine girdiği mücadeledir. İstiyorlar ki Türkiye eski Türkiye olsun, açılımlar tekrar başlasın, borçlanan ve dilenen ekonominin daha köklüsünü kuralım, Türkiye; Rusya, İran, Çin gibi ülkelerle dostluğunu bıraksın ve tekrar IMF kapısına köle olsun. Türkiye’de cemaatler ve tarikatlar tekrar ülke yönetiminde bulunsun. İttifakın politikası esas olarak budur ve emperyalizmin Türkiye iktidarı kurulmak istenmektedir.

Kaybedenler Kulübü

    İyi Parti, HDP ile kurduğu ittifak konusunda CHP’ye göre daha utangaç ve inkar eden bir tavır alıyor. CHP bu konuda cesur, HDP ise sabırsızlıkla, ittifakı resmi hale getirelim diyor. Türkiye’nin verdiği vatan savaşı mücadelesinin kaybetmesi amacıyla kurulu bu ittifakın kazanma şansı, yani iktidar olma ihtimali var mı? Ülkemiz, son 70 yıllık bağımlı politikasını delik deşik etmiş bulunuyor. İçinde bulunduğumuz süreç artık geri dönülmeyecek düzeydedir.
CHP, İyi Parti ve HDP yöneticileri Türk milletini, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yeniden PKK ile açılım yapmaya ikna edebilirler mi? Türk polisini, en yakın arkadaşlarına silah sıkan FETÖ ile iktidar kurmaya ikna edebilirler mi? Vatandaşları tekrardan şehir meydanlarında canlı bombaların patlamasına yani toplamda eski döneme ikna edebilirler mi? Edemezler!

İşte bu yüzden milletimize bu karanlık ittifakı açıklamamız ve programlarının emperyalizm tarafından yazıldığını göstermemiz gerekmektedir.

Volkan Taşdemir- TLB Ankara İl Sorumlusu

İbrahim Çağrı Yıldız- TLB Ankara İl Yöneticisi

Tarih:
Diğer Haberler