Alkışlananlar

Akşamları evimizin balkonlarından onların çalışmalarını boşa çıkarmadığımızı göstermek için alkışladık

Alkışlananlar

Emeklerinizi Boşa Çıkarmayacağız
Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart’tan itibaren, öz güvenli ve başarılı bir şekilde görevini yürüten sağlık ordumuz, bilim kurulumuz ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bu sayımızda alkışlanmayı hak edenlerden.
Akşamları evimizin balkonlarından onların çalışmalarını boşa çıkarmadığımızı göstermek için alkışladık. Gecelerini-gündüzlerini 81 milyon için feda ettiler. Kendi hayatlarından, ailelerinden vazgeçtiler ve hayatlarını insanlığın geleceği için adadılar. İçlerinde canlarını dahi feda edenler var. Bu adanmalarını boşa çıkarmamak için daha çok çabalamamız gerekiyor.
Sağlık ordumuzu, bilim kurulumuzu, sağlık bakanımızı ve bütün emektarlarımızı Covid-19 salgını sürecinde yaptığı her şey için ayakta alkışlıyoruz.

İlk Koronavirüs Sağlık Çalışanı Şehidimiz
Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada 10 Mart 2020 tarihinde ilk COVID-19 vakası görüldü. Türkiye’de görülen ilk vakalara bakan değerli hocamız Cemil Taşcıoğlu’ydu. Salgınla en ön saflarda mücadele etti.
Hekimliğin doktorluktan fazlası olduğunu, insanı sevmek olduğunu, her hastasını özenle, yakından izleyerek gösterirdi.
Hastayı, yalnız hasta olarak değil, bir bütün olarak sahiplendi ve kendi canındanmış gibi ilgilendi. İstanbul Tıp Fakültesi’nin efsane hocalarından biriydi. Arkasından öğrencilerin en çok yazdığı cümle, “Sizin öğrenciniz olmaktan onur duyuyorum, gurur duyuyorum.” oldu.
Değerli doktorumuz, tanımadığı insanları hayata döndürmek için savaştığı virüse kendisi yakalandı. Bir süre hastanede tedavi gördü. Virüsü yenmesi için tüm Türkiye onun için dua etti fakat 1 Nisan 2020’de hastalığa yenik düşerek aramızdan ayrıldı.
68 yıllık ömrüne çok şey sığdırmıştı. Örnek bir hekim ve tıp insanıydı. Öğrencileri için ‘Hocaların Hocasıydı’, meslektaşları için de örnek alınan bir hocamızdı. Hastaları ve hasta yakınları içinse muhteşem bir insandı. Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu şimdi tüm Türkiye’nin adını bildiği bir hocamız oldu.
3 Nisan’da açılışı yapılan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ismi değiştirilerek Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu’nun adı verildi. Böylece Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu’nun ismi hem gönlümüzde hem de milyonlarca hastanın şifa bulacağı hastanede yaşayacak.

Pençe-Kartal & Pençe-Kaplan Operasyonu
14 Haziran gecesinde yurdun çeşitli yerinden kalkan savaş uçaklarımızın bir gece ansızın gerçekleştirdiği harekât sonucunda PKK’ya ait 81 hedef yerle bir oldu.
Harekatla birlikte yurt içindeki PKK uzantısı HDP ve kuyrukçuları, her zaman olduğu gibi “Türkiye sivilleri katlediyor” yalanını uydurarak teröristleri sivilmiş gibi gösterilmeye çalıştı. Hemen gündem yaratarak Türkiye’yi “faşist, masum insan katili” gibi göstermeye çalıştılar ama başarısız oldular. Terör örgütü PKK’nın mensupları “T.C. üzerimize onlarca uçak gönderdi, ölüyoruz, her yeri vuruyorlar.” diye tivitler attılar.
Daha önce başlatılan operasyonlarda şehit düşmüş askerlerimizin anısına sınırlarımıza taciz atışı atan PKK üzerine uluslararası hukuktan doğan haklarımızı kullanarak başlatılan operasyonda Sincar, Karacak, Kandil, Zap, Avaşin Basyan ve Hakurk’taki terör hedefleri ve kampları vuruldu.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi tarafından yönetilen operasyon, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekât Merkezi’nden sevk ve idare edildi.


Harekâta katılan uçaklarımızın yerli mühimmatla teröristleri vurması çok önemlidir çünkü ithal mühimmatları ‘’izin’’ olmadan kullanamazsınız. Yerli mühimmatlarımızın önemi burada tekrar ortaya çıkmaktadır.

Harekatın Hakan Fidan’ın Irak ziyaretinin birkaç gün sonrasında gelmesi manidardır. Görevine yeni başlayan Irak Başbakanı Mustafa Kazımi de aynı zamanda eski istihbaratçıdır. Yakın zamanda Irak Merkezi Hükümeti ile Türkiye daha yakın iş birliği içine girecektir.
Teröristler ve yerli işbirlikçilerin sonu gelene dek bu operasyonlar sürecektir. Emperyalist devletlerin destekleriyle ayakta durmaya çalışan terör örgütünün yok olma dönemi yaklaşmaktadır. Terör örgütleri mensupları bazen tek bazen gruplar halinde Türkiye’nin adaletine teslim oluyorlar. Elbet bir gün PKK ve gömlekli hali olan HDP yok olacaktır.
Eren Bülbülün, Şenay Aybüke ve Necmettin Yılmaz öğretmenlerimizin ve nice şehitlerimizin kanları yerde kalmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerini ayakta alkışlıyoruz.

Bu Alkışımız Sezgin Tanrıkulu’nu Rahatsız Edecek…

Selçuk Bayraktar…

Kimileri onu “damat” diye bir kalemde siliyor. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen, en hakiki yol göstericisi bilim olan Atatürk gençliği olarak onu özel hayatıyla değil, işleriyle değerlendiriyoruz.
Bayraktar, Türkiye’nin terör örgütleriyle mücadelesinde geliştirdiği insansız hava araçları ve silahlı hava araçlarıyla ön plana çıkmaktadır. Yani İHA ve SİHA…
Bayraktar, Türkiye’ye döndüğü 2007 yılından beri Türkiye’nin daha önceden aldığı fakat çalışmayan “Heron” sistemleri yerine yerli insansız hava araçları geliştirmeye başlamıştır.
Ekibiyle birlikte geliştirdiği insansız hava araçları Kuzey Irak, Suriye ve Libya’da gücünü tüm Dünya’ya göstermiştir. Radarlara yakalanmayan silahlı insansız hava araçlarıyla dünya çapında ses getirmiştir.
Ekibiyle birlikte geliştirdiği yeni nesil olan Bayraktar Akıncı taarruzi insansız hava aracı ile Türkiye, dünyada bu teknolojiyi üreten dördüncü ülke olmuştur. TİHA, havadan havaya füze atabilmekte, 24 saat havada kalabilmektedir. Öncüllerine göre çok daha gelişmiş görüş yeteneklerine sahiptir.
Abdullah Öcalan’ın avukatı TR 705 kodlu Sezgin Tanrıkulu, SİHA’lardan dahi rahatsız oluyordu, yeni üretilen TİHA’lar uykularını kaçıracak.

Fen Lisesi, İşine Bak Kardeşim

Bugüne kadar, Anadolu, Fen ya da Sosyal Bilimler lisesine gidemeyenlerin gittiği yer diye alınan, kontenjanları boş kalıyor diye önemsiz bir yermiş gibi gösterilen meslek liseleri, bu dönemde diğer liselere taş çıkarttı.
Başta İstanbul olmak Türkiye’nin dört bir yanından meslek liseleri, gerekli sağlık tedbirlerini alarak maske, dezenfektan, tek giyimlik tulum ve solunum cihazları gibi sağlık malzemelerini üretmeyi başardılar.
Ankara Yenimahalle Şehit Mehmet Şengül Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri tarafından kapalı ortamları ultraviyole ışınları ile virüsten temizleyen dezenfeksiyon cihazı geliştirildi.
İstanbul Arnavutköy İbrahim Özaydın Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri tarafından UVC Hava Sterilizasyon Cihazı üretildi.
Hatay Şehit Serkan Talan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Ar-Ge atölyelerinde solunum cihazı üretildi.
Böyle daha nice örnek var.

Açıkça görülüyor ki meslek liselerimize bir şans versek, Türkiye’nin en sorunlu iki alanı olan eğitim ve ekonomide atılımlar yapacağız.
Sözde “medeniyetin beşiği” olarak adlandırılan Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa gibi ülkelerin başka ülkelere giden sağlık malzemelerini çalmasıyla, bir maske üretmenin dahi önemini görmüş olduk.
Meslek liselerinde üretilen sağlık malzemeleri yurt dışına ihraç edilmeye başladı. Türkiye, diğer ülkelerin yapmadığını yaparak meslek liselerini merkez üretim üssü olarak belirledi ve üretim kapasitesini artırdı. Türkiye’den, Amerika’nın ekonomik silahı olan IMF den daha çok yardım istendi. Sadece bu durum bile meslek liseleri ve üretime dayalı ekonominin önemini göstermektedir.

Bu süreçte görev almış bütün öğrenci arkadaşlarımızın ve öğretmenlerimize ne kadar teşekkür etsek azdır.

 

Tarih:
Diğer Haberler