TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi: Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz

TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi: Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz

Gençleri bireycileştiren ve şiddete iten sisteme karşı TGB, TLB ve CKD yurt çapında basın açıklamaları düzenledi. Andımız’ı okuyan gençler, ‘Çalışkan, küçüklerini koruyan, büyüklerini sayan, ülküsü hep ileriye gitmek olan Türk gençliği okullarını şiddete ve çürümeye teslim etmeyecektir.’ dedi


Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Türkiye Liseliler Birliği (TLB) ve Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere çok sayıda şehirde basın açıklamaları düzenledi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları üzerine yapılan açıklamalarda, “Korku iklimine teslim olmayacağız.” mesajı verildi, “Öğrenci ve öğretmenler yan yana.” vurgusu yapıldı.

Dün İstanbul Kadıköy’de yapılan açıklamada konuşan TGB İstanbul İl Başkanı İrem Vatandaş, “14 ve 15 Nisan tarihlerinde yaşanan okul saldırıları sadece birkaç okulumuza değil Türkiye’nin kalbine isabet etmiştir. Geleceğimizin teminatı olan eğitim yuvalarımız birer çatışma alanına dönüştürülmek istenmektedir. Okul bahçelerinde huzur değil korku iklimi hakim kılınmaya çalışılmaktadır. Türkiye Gençlik Birliği olarak buradan haykırıyoruz: Türk gençliği bu korku iklimine teslim olmayacak. Okullarımız sahipsiz, sıra arkadaşlarımız kimsesiz değildir.” ifadelerini kullandı.

Vatandaş şunları kaydetti:

“Okullarımıza silahların bu kadar kolay girebilmesi bir güvenlik zafiyetinden ziyade bir yönetim zafiyetidir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı sadece müfredat düzenleyen, istatistik tutan bir kurum olarak görmeyi reddediyoruz! Bakanlığın asli görevi, o kapıdan giren her bir evladımızın burnunun bile kanamayacağı güvenli limanlar inşa etmektir. Eğitim kurumları her türlü suçtan temizlenmiş, tam güvenli alanlar haline getirilmelidir.


VATANSEVERLİĞİN, BİLİMİN VE ARKADAŞLIĞIN KALESİYİZ’

“Bazı odakların bu saldırılar üzerinden bir çaresizlik ve korku iklimi yaratarak gençliği sindirmeye çalıştığını görüyoruz. O odaklara da sesleniyoruz ve şunu bilin diyoruz: Türk gençliği, tarihinden aldığı güçle bu yozlaşmaya karşı en sert barikatı kuracaktır. Susmak, korkmak bize yakışmaz. Mustafa Kemallerden aldığımız birikimle haykırıyoruz: Bizler uyuşturucuya, çeteleşmeye, mafyalaşmaya ve şiddete karşı; vatanseverliğin, bilimin ve arkadaşlık hukukunun kalesiyiz. Atamızın da dediği gibi vatanı korumak çocukları korumaktan geçer.

“Milli Eğitim Bakanlığı, acilen okul girişlerinde ve çevresinde gerçek bir denetim ve güvenlik ağı kurmalıdır. Okullarımız, kuralların egemen olduğu bir cumhuriyet kalesidir.

“RTÜK, şiddeti ve çeteleşmeyi özendiren dizi ve sosyal medya içeriklerine karşı en sert yaptırımları uygulamalıdır. Gençliğin ruhunu zehirleyen mafya dizilerine ve suç fenomenlerine geçit verilmemelidir. Gençliğe milli kültürümüzü, dayanışmayı ve arkadaşlığı esas alan içerikler teşvik edilmelidir.

‘DENETİMSİZLİK ŞİDDETİ BESLİYOR’

“Dijital mecralar tek başına bir sebep değildir. ‘Platformları kapatalım sorun bitsin’ mantığı da eksiktir. Discord, Telegram gibi mecralardaki denetimsizlik, örgütlü dijital şiddeti beslemektedir. Ancak biliyoruz ki toplumsal zemin düzelmedikçe, bu zehir başka mecralarda yeniden üreyecektir. Aynı içeriği binlerce kişi izliyor ama neden sadece bazıları fail oluyor? Çünkü o gençler, gerçek hayatta bir toplumsal aidiyet bulamıyor. Topluma ait olamayan çocuk topluma karşıt ideolojiler besliyor. Şiddeti bir kimlik, bir intikam ve bir var olma biçimi olarak benimseyen bu yabancılaşma toplumsal çürümenin en uç noktası olarak bize bugün acı şekilde yüzünü gösteriyor.

“Kültür emperyalizmi bizleri rehin olarak alıp kendi kültürünü dayatmaktadır. Emperyalizme savaş açmak toplumsal çürümeye de savaş açmaktır. Eğitim sadece bilgi yüklemek değil ahlaklı ve topluma faydalı birey yetiştirmektir.

“Hiçbir arkadaşımızın saçının teline zarar gelmesine izin vermeyeceğiz. Bu çürümüş sistemi, bu şiddet sarmalını Türk gençliğinin vatan sevgisiyle yıkacağız!”

MADDE MADDE ÇÖZÜM ÖNERİSİ

TLB İstanbul İl Başkanı Atakan Bal, konuşmasında gençleri yalnızlaştıran, bireycileştiren ve şiddete iten sisteme karşı çözüm için şu 5 maddeyi sıraladı:

“1) Cumhuriyet’in Devrimci Eğitim Politikası Hayata Geçirilmeli:

“Tarihini ve kültürünü bilen, Batı’nın çürümüşlüğüne karşı bilinçli nesiller yetiştirilmelidir. Andımız okullarda zorunlu olarak okutulmalı; ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ ilkesini özümseyen gençler, buna yaraşır bir gelecek inşa edecektir. Köy Enstitüleri’nin halka hizmet ruhu ve aydın yetiştirme anlayışı bugüne taşınmalıdır.

“2) Eğitim yarıştan çıkarılmalı, hayata uyarlanmalı:

“Her gün sınavlarla bunalan, arkadaşını geçme odaklı büyüyen, at yarışındaki gibi değerlendirilen çocukların bu eğitim sistemine dur denilmelidir. Akran zorbalığına müdahale artmalı, öğrencilere kardeşlik duygusu aşılanmalıdır. Bireysel hırslar ve rekabet yerine, Türk toplumunun kadim geleneği olan dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun temel değer olarak öğretilmesi sağlanmalıdır. Her Türk genci ücretsiz şekilde spora, sanata, müziğe yönlendirilmelidir. Sosyal faaliyetleri arttırılmalıdır. Eğitim dört duvar olmaktan çıkarılıp, hayatın içine yayılmalıdır. Müze gezileri, doğa gezileri, kültürel faaliyetler, söyleşiler, etkinlikler artırılmalıdır. Öğrenciye bireycilik değil, örgütlenme bilinci aşılanmalıdır. Okullarında işleyen aktif kulüpler inşa edilmelidir.

“3) Dijital ve kültürel yozlaşma kararlılıkla durdurulmalı:

“Uyuşturucuyu, şiddeti ve bireyciliği özendiren her türlü dijital platform ve yayın sıkı biçimde denetlenmelidir. Gençleri bağımlılığa sürükleyen oyun platformları, bahis siteleri ve şiddet içerikli yayınlar başta olmak üzere bu mecralar hem yasal hem de denetimsel mekanizmalarla kontrol altına alınmalıdır.

“4) Rehberlik ve psikolojik destek zorunlu hâle getirilmeli:

“Özgürlükçülük adı altında disiplinsizliğe izin verilmemelidir; okullar, öğretmenlerimizin yeni nesilleri sevgi ve disiplinle yetiştireceği yuvalar olmalıdır. Her okulda yalnızca ders programıyla değil, öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimiyle gerçek anlamda ilgilenen, yetkin rehberlik birimleri kurulmalıdır.

“5) Millî, bilimsel, laik ve parasız eğitim anlayışı eksiksiz uygulanmalı:

“Neoliberal eğitim anlayışından vazgeçilmeli; Türk gençliği Batı’nın çürümüşlüğünden kararlılıkla korunmalıdır. Sıra arkadaşlarımızı kaybetmek istemiyoruz! Öğretmenlerimiz hayattan koparılsın istemiyoruz! Biz korurken kahramanlaşan değil, bize öğrettikleriyle gözümüzde kahraman olan hayatta öğretmenlere ihtiyacımız var. İş bırakan öğretmenlerimizin yanındayız; onların talebi bizim talebimizdir. Öğretmen ve öğrenci el ele, yan yana bu sistemi birlikte düzelteceğiz.

Andımız’ı okuduk!

TLB İstanbul İl Başkanımız Okan Bal, “Türk gençliği olarak Andımız’ı kılavuz edindik; bundan dolayı çürümüşlüğe geçit vermeyeceğiz. Çalışkan, küçüklerini koruyan, büyüklerini sayan, ülküsü hep ileriye gitmek olan Türk gençliği okullarını şiddete ve çürümeye teslim etmeyecektir.” diyerek Kadıköylülere Andımız’ı okuttu.

Paylaş: