Tanzimatçı Değil Devrimci Olalım!

Amerika kendi imzalamadığı sözleşme üzerinden Türkiye'ye sopa sallıyor, onlar da bunları alkışlıyor!

Tanzimatçı Değil Devrimci Olalım!
Furkan Kaplan
Furkan Kaplan
GENEL BAşKAN

İstanbul Sözleşmesi tartışmalarının geçen günlerde alevlenmesiyle pek tabii Türkiye Gençlik Birliği (TGB) de tavrını açıkladı. Batı’dan medet uman, insanı kendisine yabancılaştıran, kadını kafese kapatan İstanbul Sözleşmesi aldatmacasına karşı çıkmamız üzerine ADD ve CHP çevreleri, TGB’yi Atatürkçülük’ten 9216. kez aforoz ettiler. TGB’yi Andımız konusunda da tavırsızlıkla itham eden tartışmaya verdiğimiz yanıtı sizlerle paylaşacağız.

Genel Başkan Yardımcımız Dilek Çınar önderliğinde yaptığımız basın açıklamasında özetle şunu söyledik:

“Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilerek bir tümörü kesip atmış ve kendi kanunlarına sarılmıştır. Türk kadını emperyalist denetimi ve emperyalizmin kurmak istediği çürümüş toplum yapısını kabul etmez. 6284’e sarılacağız. 6284’ü uygulayacağız.

“Denetimi emperyal izmde olan milleti ne İstanbul Sözleşmesi yaşatır ne de kanun. GREVIO ilk raporunda Türk askerine ve Türk polisine tecavüzcü demiş, HDP/PKK Belediyelerine kayyum atamaları eleştirilmiştir, PKK güdümündeki kadın örgütleri korunmuştu. Bizi bunlar mı koruyacak?

“Bizi sözleşmelerin yaşatmasını mı bekleyeceğiz? Yoksa biz, Bastille zindanlarını basan Fransız Kadınları, eşitlik için savaşan Süfrajetler, Cumhuriyet'i kuran Türk Kadınları gibi kendi vatanımızda kendi kanunlarımızla eşitlik, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi mi vereceğiz?”

Bu açıklamanın yorumsuz biçimde paylaşıldığı Turkish Forum - eturkiyeyiz.biz e-posta grubunda Nürnberg & Kuzey Bavyera Atatürkçü Düşünce Derneği Eşbaşkanı Ayla Çokbudak ve diğer grup üyelerinden gelen tepkileri sizlere iletiyorum. 

“TGB'nin açıklaması, İstanbul Sözleşmesinin kaldırılmasına bir destektir.

“Vatan Partisi’nin TGB üzerinden AKP'ye desteğidir.

“Tek karar vericiye destektir.

“Perinçek'in talebeleri her bir fırsatı değerlendiriyorlar.

“Perinçek ise AKP'nin safına geçtiğini açıklamıştır.

“Bunca kadın ve dernekleri, STK'lar meydanlarda haklarını korumak için şu anlarda gazlanıyor ve coplanıyor. TGB ise polisin yanında!!!”

-Naci Kaptan

“Herzamanki gibi, burada da ‘Tek karar vericiye destekdir’ şeklindeki tespitiniz çok doğru. Aynen ‘Tek karar vericiye destek.’ Bu değerli gençlerimizin Andımız ile ilgili görüşlerini de duymadık. Sanırım büyüklerini üzmekten çekiniyorlar!!!

***

“Tarikatlarda müridlerin şeyhlerine mutlak itaatleri gibi, siyasi partilerde de maalesef genel başkanlara mutlak itaat var.”

-Ayla Çokbudak

“Bunların ne dediğini anlamak çok güç.

“Kimin yanında olacakları hiç belli değil.

“Yazık ki Türk kadını artık bir maş? haline yeniden dönüşecektir.

“TGB ne yaptığını bilmiyor.”

-Aytaç Arbaş

*maşa demek istemiş olabilir.

Sn. Mehmet Boz’a görüşlerimizi ve görüşlerimizi temellendiren bilgi ve belgeleri gıyabımızda farklı platformlara taşıdığı ve bu tartışmanın açılmasına sebep olduğu için teşekkür ederiz. Bu tartışmadan herkesin beslenmesi için verdiğimiz yanıtı sizlerle paylaşıyoruz. Okumanın kolaylaşması adına paragraf aralarına atılan ara başlıklar sonradan eklenmiştir.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ DEĞİL MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM YAŞATIR
Bu e-posta grubunda yüzlerce üniversite mezunu, hatta doktorasını yapmış, iş ve sosyal hayatta önemli görevler almış ve almaya devam eden tecrübeli ve kıymetli insanlar var. Bu insanların İstanbul Sözleşmesi'ne "kadınların yaşama, seçme ve seçilme hakkı" gibi davranıp Türkiye'nin çekilmesini de "kadınların yaşam hakkının elinden alınması" gibi bilim dışı bir biçimde yorumlaması endişe verici. Her meseleyi "AKP'nin yaptığını desteklemek/desteklememek" düzleminden tartışıyorsak İstanbul Sözleşmesi'ni getiren de Ak Parti'dir. Sizin mantığınızla siz de "AKP'nin kararını savunmuş" oluyorsunuz.

KARA FATMALAR BU SÖZLEŞMEYİ İMZALAR MIYDI?
Bundan daha endişe verici olan İstanbul Sözleşmesi'ni bile isteye savunmaktır. İstanbul Sözleşmesi, Avrupa'nın "Kadınları koruyor musunuz, gözüm üzerinizde ha" sözleşmesidir. Hangi Türk kadını ülkesinden umudu kesip Batı'dan kendisini kurtarması için medet umar? Nene Hatunlar, Kara Fatmalar bu sözleşmeyi imzalar mıydı? Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk kadınını Batı'ya emanet edecek ufku ve birikimi yok muydu? Atatürk'ün ufku ve birikimi derin olduğu için bunu yapmadı. Bunu yapsa yapsa Tanzimatçılar yapar, nitekim bugün kendisine Sosyal Demokrat diyen kişiler de günümüz Tanzimatçılarıdır. Amerika kendi imzalamadığı sözleşme üzerinden Türkiye'ye sopa sallıyor, siz de bunları alkışlıyorsunuz.

KADIN, LGBT TOPLUMUNDA ERKEKLEŞMEK ZORUNDADIR
Sözleşmenin içeriğinde toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim gibi LGBT'ye kapı açan ifadeler var. LGBT'nin normalleştiği ve kitleselleştiği bir toplumda kadın kafestedir, toplumun dışındadır. Kadın, LGBT toplumunda var olabilmek için erkekleşmek zorundadır. Bin yıllar önce Antik Yunan'da da böyle olmuştur, günümüz Avrupasında da böyle olmaktadır. Öte yandan GREVIO'nun somut raporları kadına şiddetle mücadeleden ziyade terörle mücadeleyle mücadele görevini üstlenmiştir. GREVIO raporlarını zahmet edip okursanız fikir sahibi olmadan önce bilgi sahibi olursunuz. O raporda Türk Ordusu ve Türk Polisi açıkça hedef gösterilmektedir.

SÖZDE NATO DA HAKLARIMIZI SAVUNUYOR (!)
NATO'yla aramızda olan sözleşmelere bakarsanız orada da olumsuz bir ifade göremezsiniz ancak NATO tatbikatında TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mustafa Kemal Atatürk hedef olur, NATO, PKK'yı Türkiye'nin üzerine sürer, TBMM'yi bombalar. NATO'nun uygulamaları nasıl ki sözleşmeye aykırıysa GREVIO uygulaması da sözleşmeye aykırıdır. Bu yüzden Batı'dan medet umulmaz, Batı'ya el açmak da hiçbir Türk kadınına yakışmaz. 6284 ve Medeni Kanun gibi bize ait olan kanunları geliştirerek savunacağız.

 

SİZ ATATÜRKÇÜLÜK DERECELENDİRME KURULUŞU MUSUNUZ?
Sn. Ayla Çokbudak hanımefendi, siz Atatürkçülük Derecelendirme Kuruluşu musunuz? Bu e-posta grubundan insanlara AKP'ye yakınlık ve Atatürkçülük notları veriyorsunuz, kendinizce yön tayin etmeye çalışıyorsunuz. Çok değil, 2018 yılında TGB üniversite, lise ve şehir meydanlarını Andımız'la ayağa kaldırdı ve Anıtkabir'de taçlandırdığı on binlerce gencin katıldığı "Andımız'a Sahip Çık" yürüyüşü düzenledi. Siz o zaman neredeydiniz? Dostlarınızı üzmekten mi çekindiniz? Malum, o dönemde, karşı çıktığımız için TGB'yi aforoz etme sebeplerinizden biri olan, sizleri pek heyecanlandıran Adalet Yürüyüşü'nde HDP'yle bir yolculuğa çıkmıştınız. Adalet Mitinginde anadilde eğitim, eşit yurttaşlık, yerel yönetimlere özerklik, KHK'lı FETÖ'cülere özgürlük çalıştayları düzenliyordunuz. Bunlar iddia değil, kamuoyuna ilan edilen belgeli çalışmalar. TGB'yi bu bölücülüğe destek vermediği için aforoz ettiniz. Büyüğümüz olarak yol göstereceğinize yanlışınıza uymayan gençliği hedef gösterdiniz.

ANDIMIZ HDP’YE KALKAN OLAMAZ!
Andımız meselesine dönecek olursak; TGB Andımız'la ilgili bir yazılı açıklama yapmıştır. TGB, Andımız'ın kaldırıldığı iklimle mücadele etmektedir. TGB bugün HDP'nin kapatılması için tüm yurtta imza çalışması düzenliyor ve 7 Nisan'da Ankara'da miting yapacak. Buyurun, Andımız'da samimiyseniz imza verin, mitingimize katılın (hdpkapatilsin.com). Bugün Andımız'ı savunmak, HDP'yi kapatmak ve Çözüm Süreci'nin bölücü kalıntılarını süpürmektir. Cümle parti yöneticiniz Çözüm Süreci siyasetlerini savunuyor, başkanlarınız HDP'ye kalkan oluyor; Andımız üzerinden TGB/TLB gibi Andımız, Gençliğe Hitabe ve Bursa Nutku'yla özdeşleşmiş bir gençliği hedef alıyorsunuz.

Biz kurulduğumuz günden beri aynı ilke ve stratejiyle hareket ediyoruz ancak siz "AKP'den kurtulmak" adına 2007 Ak Partisi'ne dönüştünüz. Sağınızda Gül, Davutoğlu, Babacan, Akşener, solunuzda ÖDP, HDP, liberaller ve neosol, dilinizde "barış, demokrasi, özgürlük" gibi Batı programı, önünüzde Kaboğlu'nun önderlik ettiği Türksüz ve Atatürksüz anayasa. Daha ne?

Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara götürmeyeceğiz.

TGB, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür gençliğin yegane teşkilatıdır. Aklını, fikrini ve vicdanını kör “AKP düşmanlığı”na hapsetmiş, “AKP'den kurtulmak” adına onun yanlış geçmişine dönüşmüş insanların bize mürit vb demek haddine değildir. Tarihte devrimciler daima taşlanmış ve dışlanmıştır. Emin olun, TGB'ye yönelik ithamlarınız da bizi güçlendirmektedir. Milletimize veremeyeceğimiz hesap yoktur. Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara götürmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi değil, Milli Demokratik Devrim yaşatır ve TGB devrimci olduğu için Kemalist Devrim'i tamamlayacaktır. Atatürk'ü artık yürüyüşlerinde bile taşımayan Tanzimatçıları da yanlıştan dönüp devrimci olmaya davet ediyoruz.

Tarih:
Diğer Haberler