TLB'den 4.yıl Parolası: İstiklal

Genel Başkanımız Yıldırım Gençer 4.yılımız için yazdı.

TLB'den 4.yıl Parolası: İstiklal
Yıldırım Gençer
Yıldırım Gençer

Türkiye Liseliler Birliği üyeleri(TLB), nam-ı diğer TaLeBeler; Mithat Paşalardan, Namık Kemallerden, Resneli Niyazilerden gelen fedai geleneğinin en genç temsilcileri, Mustafa Kemal’in Askerleri ve bağımsızlık neferleri, düşenin dostu ve direnenin yarenleri, Türkiye’nin aydınlık geleceği…

 

Bundan tam 4 yıl önce ortaya çıkan bir kıvılcım dev gibi bir ateş oldu. 19 Ekim 2013’te başladığımız yürüyüş bugün hala aynı enerjide aynı sıcaklıkta. Ankara’da 40 ilden 200 temsilcinin katıldığı büyük bir toplantıyla kuruluşumuzu ilan ettik. Emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi veren, liselerini vatan belleyen, gericiliğin üstüne Mustafa Fehmi Kubilay gibi yürüyen, sistemin uyuşturucusuna karşı Yaşa diyen, kısacası Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan bir an olsun ayrılmayan bir gençlik örgütüdür TLB.

 

Kuruluşundan bu yana sayısız eyleme imza atan TLB yoluna kaldığı yerden devam ediyor. Kuruluşumuzun hemen ardından ilk soluğu Atamızın yanında aldık. Andımızın kaldırılmasına karşı en gür sesi Anıtkabirden verdik. Yürüyüşümüzün başladığı yer ve bir sonraki durağımızda orasıdır.

 

ATATÜRKÇÜLÜK = TEŞKİLATLI OLMAK

 

Milli değerlerimizin her geçen gün tahrip edildiği, eğitimde çağdaş, bilimsel ve milli politikaların gün geçtikçe yozlaştırıldığı bir eğitim öğrenim hayatı geçiren liseliler umudunu asla yitirmedi. Atatürk’ün ve Atatürkçülüğün unutturulmaya çalışıldığı bir dönemde harekete geçmekte TLB’ye yakışırdı. 10 Kasım’ı yas ilan edenlere bir cevap oldu TLB. 10 Kasım yas değil mücadele günü dedik. Atatürk’ü anlamının, anmanın birinci koşulu örgütlü olmak, mücadele etmektir.

 

Atatürk bizler için birçok anlam ifade edebilir ama her şeyden önce Atatürk demek teşkilatlı olmak, örgütlü olmak demektir. Lise yıllarından bu yana hayatının her alanında teşkilatlı olmayı seçen ve bu uğurda gerekirse Cumhurbaşkanlığını dahi bırakabileceğini söyleyen Atatürk’ün yolundan gitmenin birincil koşulu teşkilatlılıktır. TLB bu büyük geleneğin bugünkü temsilcileridir.

 

UYUŞTURUCUYA KARŞI YAŞA

 

Emperyalizm kapitalist sistemin saldırıları sadece cephede değil, hayatın her alanına etki etmiş durumda. Sistemin en büyük hedefi şüphesiz gençlik. Bizi çevremize, kendimize yabancılaştırmaya hayattan kopartmaya ve bizden maddi ve manevi faydalanma hedefinde. Kısacası bizi biz yapan tüm değerlere saldırmaktadır. Sistemin saldırılarına boyun eğmeyip aksine sistemin çözümsüzlüğüne en büyük çözümdür TLB. 2014 yılında başlattığımız Yaşa kampanyası 7’den 70’e herkesin desteğini aldı. Kampanyamızın isim babası Levent Kırcaydı. Bize tüm olumsuzluklara rağmen ‘’yaşa baba yaşa’’ demeyi öğretti. Uyuşturucunun ilkokul sıralarına kadar düştüğü, gençlerimizin kendilerine, ailelerine, hayata yabancılaştığı bir süreçte cesaretle öne çıktık. Onlarca ilimizde uyuşturucuya karşı etkinlikler düzenledik. Futbol turnuvasından, tiyatro gösterisine, konserlerden eğitimlere kadar yüzlerce etkinlik yaptık. Sistemin saldırılarına karşı sanatla, sporla kısacası mücadeleyle yaşa dedik. Sistemin ürettiği zehir varsa TLB’lerin de panzehiri var. O panzehir içinde hayat var!

 

ÇAĞDAŞ BİLİMSEL MİLLİ EĞİTİM

 

Ülkemizde uygulanan ve sürekli değişen eğitim politikalarının en büyük mağduru şüphesiz öğrenci arkadaşlarımız. Öğrenciler her sene değişen müfredatlar ve sınav sistemleriyle adeta savaş veriyor. Eğitim çağdaş, bilimsel ilkelerden uzak oluşu sınavlardan müfredata kadar her alana sirayet etmiş durumda. Eğitimde cumhuriyet ilkeleri tamamen terk edilmiş bilimsellik yerine hurafelere dayalı bir eğitim sistemi oluşturuldu. İslamcı bir renge bürünmüş eğitim sisteminin müritleri olmayı tercih etmeyen bizler gericiliğin karşısına cesaretle yürüyen Mustafa Fehmi Kubilay olmayı seçtik. Atatürk’ün bizlere emanet ettiği bu güzel yurdumuzu savunmanın, vatanına, milletine bağlı bireyler yetiştirmenin biricik koşulu eğitimde milli politikalara tekrar dönülmesidir. Bu uğurda onlarca eylem yapan TLB mücadele mevzisinden asla bir adım geri atmayacaktır.

 

PAROLA; İSTİKLAL

 

Terörle mücadelede büyük başarılar kazandığımız, emperyalist planları bozguna uğrattığımız bir dönemin içerisindeyiz. Cephede Mehmetçiğimizin kahramanca savaştığı bir koşulda cephe gerisini sağlam tutmak başlıca görevimiz. Bu dönemde gençliğin rolü belirleyicidir. Tarihin her döneminde, toplumsal değişim ve dönüşümlerde itici kuvvet olan gençlik bugünde görev ve sorumluluklarının bilincindedir. Şimdi kuruluşumuzun dördüncü yılında İstiklal parolasıyla yola çıkıyoruz. 26 Ekim’de Samsun’dan başlayacağımız büyük yürüyüşümüzü Anıtkabir’de sonlandıracağız.Milli eğitimi, gayri milli eğitim haline getirmeye çalışanlara en büyük cevabı Anıtkabir’den vereceğiz. Türk milletini bu mücadelede zaafa uğratacak her türlü girişimin karşısındayız.

 

TLB, 29 Ekim’de Milli Eğitim için yürüyecek.

 

Cephede kahramanca çarpışan askerimiz, polisimiz için yürüyecek.

 

Atatürksüz müfredata geçit vermemek için yürüyecek.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’si için yürüyecek.

 

Bu yürüyüşte yalnız olmadığımızı biliyoruz!

Tarih:
Diğer Haberler