DOĞU PERİNÇEK 1000'i AŞKIN LİSELİYLE BULUŞTU !

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, “Liseliler Soruyor” etkinliğinde 1000’i aşkın liseliyle buluştu.

DOĞU PERİNÇEK 1000'i AŞKIN LİSELİYLE BULUŞTU !

 

9 Ocak Cumartesi saat 18.00’de uzaktan bağlantı yöntemiyle gerçekleştirilen etkinlikte, liseliler, Vatan Partisi liderine, tarihsel olaylar, eğitim, ekonomi, uluslararası ilişkiler, kadın, gençlik, Türkiye'nin sorunları ve dünyadaki olaylara ilişkin pek çok soru yönelttiler.

Yaklaşık 3,5 saat süren etkinlik, Perinçek’in çocukluğu, lise hayatı ve gençlik mücadelesine atılışını anlatarak başladı. Kendisine yöneltilen “Gençlikle ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Perinçek, “Gençlik Gelecek demek yani gençliğe baktığımız zaman geleceğiz görüyoruz. Çünkü geleceği kuracak olan insan eli insan emeği gelecekte o bakımdan. Gençlik gelecek demek, umut demek, iyimserlik demek, dinamizm demek, koşmak demek, üretmek demek, çalışmak demek… Yani dünyada insana ait güzelliklerin biriktiği yerdir gençlik” diyerek cevap verdi.

‘’EMEKÇİLERE, ÇALIŞANLARA ÇOK BÜYÜK İLGİ İÇİNDE BÜYÜDÜM’’

Liselilerden çocukluk yıllarına ve lise dönemine dair gelen soruları Dr. Doğu Perinçek şu şeklide yanıtladı:

‘’Mutlu bir çocukluk geçirdim hep büyümek isterdim ama hep büyümek isterdim. Öyle güzel bir hayat, arkadaşlarım, arkadaş sevgisi. Hep böyle sınıfta emekçi çocukları var. Ben de çok iyi anlaşırdım, öyle bir kişiliğim var nereden geliyor babamdan mı geliyor bilmiyorum ama Babam da emekçilerin hep yanında olan bir insandı. Ben de emekçilere, çalışanlara büyük bir ilgi içerisinde büyüdüm. ‘’

‘’UĞUR MUMCU İLE ARKADAŞLIĞIMIZ OKUL GAZETESİNDE İLE BAŞLADI.’

Ankara Deneme Lisesi’nde okurken Uğur Mumcu ile tanıştığını anlatan Doğu Perinçek, o günleri şöyle anlattı:

‘’Lise yıllarımda Adil Özkol, İrfan Koçak, Metin Çakır ondan sonra böyle çok yakın arkadaşlarımdı ve ‘Çapalılar’ diye bir arkadaş grubumuz vardı. Baba Gündüz bizim liderimizdi. Çok güzel bir grubumuz vardı. Uğur Mumcu ile farklı sınıflardaydık. Ben lise 1. sınıftayken Karınca Kararınca adında bir duvar gazetesi çıkardım. Okula gittim astım. Gazeteyi okuyan var mı diye takip ederdim. Uğur Mumcu geldi, ‘Bu gazeteyi siz mi çıkartıyorsunuz?’ diye sordu. Ben de ‘evet’ dedim. O da bit kelimesinden çıkarılmış bir hikayeyi okuyor. Uğur da çok esprili bir arkadaştır. Hep şakalar yapan mizahı kuvvetli bir arkadaştı. Gazeteyi çok sevdiğini ve burada yazmak istediğini söyledi. Uğur Mumcu ile arkadaşlığımız Karınca Kararınca ile başlamış oldu. Liseyi birlikte bitirdi. Yıllar sonra Ankara Mamak Cezaevinde tekrar aynı koğuşta buluştuk. Uğur Mumcu ile güzel bir arkadaşlığımız oldu.’’

CEMAL SÜREYA ŞİİRİNDEKİ DOĞU PERİNÇEK
Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek, etkinliğe İstanbul'dan katılan liseli Eylül Yıldırım'ın sorusu üzerine Cemal Süreya'nın şiirindeki ''Ama Doğu Perinçek kimin şiiriyle tavladı Şule’yi'' dizesini anlattı. Perinçek, ‘’Cemal Süreya orada Gül şiirinden bahsediyor. ‘Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum/Her nasılsa sokağa düşmüş/Kolumu kanadımı kırıyorum/Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı/Ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene.’ O kendi şiiriyle kimseyi tavlayamamış ama biz tavladık’’ dedi.

’RUSYA ve İRAN ile BİZİM ORTA ASYA’DAN TARİHSEL BAĞLARIMIZ VAR ‘’

Etkinlikte sorulan ‘’Türkiye, Rusya ve İran arasında bir iş birliği olabilir mi?’’ sorusuna Perinçek, Türk-Rus-İran dostluğunun tarihselliğiyle birlikte yanıt verdi:

‘’Ağrı, Kars, Iğdır, Erzincan ve Sivas Çarlık tarafından işgal edilmişti. 1917 Ekim’de Rusya’da devrim oldu. Devrimin ilk yaptığı icraat, 1917 sonunda Kars, Ardahan ve Iğdır’ı boşaltmak oldu. Topraklarımız tek bir kurşun dahi atmadan kurtuldu. Bu Sovyet Devriminin Başka ülkelerin egemenliklerine ve vatan bütünlüklerine saygı gösterdiğini gösteren bir olay.

İkincisi Çin, Rusya ve İran’la çok köklü, tarihsel ve kültürel bağlarımız var. İranlılar yarı Türk’tür. Geçtiğimiz günlerde İran’ın Ankara Büyükelçisiyle görüştüm. Büyükelçi bize, ‘Bizim tarihimizdeki en parlak dönem Selçuklu dönemidir. İran kültüründe, Selçuklu saraylarında Farsça konuşulurdu. Osmanlı, Selçuklu saraylarında Farsça konuşuluyordu’ dedi.

Bizim İranlılarla kültür olarak önemli bir farkımız yok. İran nüfusunun içinde çok kuvvetli bir Türk nüfus var. Ben Tahran’a gittiğim zaman şunu söylediler: Tahran’da Türkçe konuşulur. Farsça ile de idare edilir. İran yetkilileri Azerilere doğrudan Türk diyor. Oradaki insanlar bizim kadar güzel Türkçe konuşuyor. İran liderleri Türk. Tarihten bu yana İran’ın birinci liderleri Türklerden seçiliyor.’’

Perinçek’in verdiği yanıt sonrası soruyu soran Ayberk Sefa Çetin, "Sizinle konuşmaktan çok zevk aldım. Çok şaşırdım bugün. Bilgileriniz çok katkı sağladı. Çok yeni şeyler öğrendim. Çok teşekkürler. İlk defa bir siyasi ile konuşmanın keyfine varmış oldum" dedi.

“NATO TÜRKİYE VE BÖLGE ÜLKELERİ İÇİN TEHDİT”

Liseliler, ABD’nin CAATSA yaptırımları sonrası gündeme gelen “Türkiye’nin NATO’dan çıkması” konusuyla ilgili de Perinçek’e soru yönelttiler. “Evet, NATO’dan çıkmalıyız” diyen Perinçek, soruya şu yanıtı verdi:

“NATO’ya giren ülkeler aynı zamanda kendi devletleri içinde bir çekirdek örgütlenme oluşturmasına izin vermiş oluyorlar. İşte ona Gladyo diyoruz. Tarihte bir örnek var mı, NATO şurada savaştı da üyesini kurtardı diye. Tek bir örnek yok. Ama neler var? Mazlum milletlere karşı çeşitli saldırılar, tecavüzler darbeler… Türkiye’deki darbelere bakalım; 12 Mart, 12 Eylül darbesi, en son siz yaşadığınız 15-16 Temmuz darbesi. Hepsi NATO darbeleri. Ülke Amerika’nın kontrolünden çıkacak gibi oldu mu hemen Gladyo’suyla o darbeleri tezgahlıyor ve dizginleri tekrar eline geçiriyor. Ama en son 15-16 Temmuz’da darbe ters tepti, Amerika darbesinin altında kaldı ve Amerika’nın Türkiye’deki silahlı gücü, Gladyo ezildi ve tarihten silindi. Bunu ilk defa biz başardık. Türk milleti başardı, Türk devleti başardı. Tabii çıkmalıyız. Çünkü NATO komşularımız için de bir tehdit örgütü. NATO’daki Türkiye İran, Suriye, Irak açısından Rusya açısından, hatta Çin açısından tüm mazlum ve gelişen dünya açısından NATO’ya emperyalizme hizmet eden bir konumda gözüküyor. Bu da Türkiye’nin ittifak potansiyelini zedeliyor ve itibarını sarsıyor.’’

“EĞİTİMDE KÖY ENSTİTÜLERİ MODELİ”

Doğu Perinçek, etkinlikte liseli gençlerin sorduğu eğitim politikasıyla ilgili sorulara da yanıt verdi. Perinçek, “Vatan Partisi’nin eğitim politikasının iki amacı var. Birincisi iyi bir cumhuriyet vatandaşı yetiştirmek; vatanını seven, ülkenin bağımsızlığı için elinden geleni ardına koymayan, üretime dönük, paylaşmacı, hümanist, sevgi dolu insan yetiştirmek. İkinci amaç üretim ekonomisine hizmet eden, meslek sahibi, eli ekmek tutan, çalışan insan yetiştirmek; her alanda avukatı, mühendisi işçisi çiftçisi, çeşitli sanayi dallarındaki uzman insanlar. Bir devrimci yurttaş, iki üretim ekonomisine katkıda bulunacak insanı yetiştirmektir” dedi.

“TGB VE TLB TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ SİGORTALAMIŞTIR”

Etkinlikte son olarak Türkiye Liseliler Birliği’ne ilişkin düşüncelerini belirten Doğu Perinçek, “Ben TLB’nin hayranlarındanım. Herkes sizi iftihara, gururla, sevinçle, coşkuyla takip ediyor. Sizin çok genç yaşlarda son derece olgun, birikimli mücadeleler yürütmeniz, örnek olmanız hepimize gurur veriyor ve o nedenle diyoruz ki, Türkiye’nin geleceği sigortalanır. İyi ki TGB ve TLB var. Bu örgütler Türkiye’nin geleceğini sigorta altın almıştır ve sizler Türkiye’yi yarın yönetecek arkadaşlarsınız. Basit bir gençlik örgütü değil yarının yöneticilerinin örgütüsünüz. Yolunuz, bahtınız açık olsun. Size her zaman başarılar eşlik edecektir ve bizde sizlerle beraber o başarıları paylaşacağız” diyerek teşekkürlerini iletti.

Doğu Perinçek liselilere etkinliğin sonunda, Türk-Rus ilişkilerindeki tarihsel ve kültürel beraberliği ortaya koyan Orlando Figes’in Nataşa’nın Dansı kitabını önerdi.

1000’i aşkın liselinin katıldığı “Liseliler Soruyor” etkinliğinin sonunda TLB Genel Başkanı Furkan Kaplan, tüm katılımcıları TLB’ye üye olmaya davet etti. Liseliler çeşitli sanatçı, sporcu, siyasetçi ve bilim insanlarıyla söyleşi etkinliklerini sürdüreceklerini belirttiler.

 

TLB'ye Katıl Vatansever Mücadeleye Atıl !

 

talebe.org

Tarih:
Diğer Haberler