Korona Virüsü İnsanlığın Sonu Mu?

Korona Virüs nedir? Yarasadan mı bulaştı? Ne kadar insan bu virüsten etkilendi? Tedavisi mümkün mü? Koronayla mücadelede ne aşamadayız?

Korona Virüsü İnsanlığın Sonu Mu?
Ali Murat Engin
Ali Murat Engin

Yaklaşık bir aydır dünya gündeminde, komplo teorileri havada uçuşuyor. Her olayda olduğu gibi yalan yanlış bilgiler revaçta, gerçeği ise arayın ki bulasınız. Üstüne bir de Çin düşmanlığı eklenince felaket tellallığı iyice katmerleniyor. Durum son derece ciddi, ama önlemler de bir o kadar kapsamlı. Çin’in resmi ve güvenilir kaynaklarından, uluslararası kuruluşlardan edindiğimiz bilgilerle insanları kaosa sürükleyen korona virüs tehdidine açıklık getiriyoruz.

Korona Virüsü Nedir?

Bahsi geçen ve Çin’de görülen, Dünya’nın çeşitli yerlerinde de rastlanan Korona Virüsü aslında tek bir hastalıktan ibaret değil. Bir virüs grubunu ifade eden Korona, memelilerde hastalıklara sebep olan virüsler toplamıdır. Virüs grubu insanlarda genellikle solunum yolu enfeksiyonlarına, inek ve domuzlarda ishal, tavuklarda ise üst solunum yolu hastalıklarına sebep olan ölümcül hastalıkları kapsar.

"Gizemli" hastalığın ilk olarak 12 Aralık’ta 27 kişide görüldüğünü açıklanmıştır. Virüs örnekleri, 11 milyon nüfusu olan Wuhan şehrinin Deniz Ürünleri Pazarı’nda bulunan tezgahlar ve bir çöp kamyonunda görülmüştür. Örneklerin % 93.9'u, özellikle pazarın “yasa dışı” yaban hayatı ticaretinin aktif olduğu Güney kesiminde yer alman virüslerle uyuşmaktadır. Yaşanan vakalar sonrası 7 Ocak’ta Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Başkanı Gao Fu bu yeni virüsü doğrulamış ve virüse “2019-nCoV” adı verilmiştir.

Yeni Korana Virüsü, özellikle sosyal medyada SARS virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Ancak Çin’in en önemli Sars yetkilisi Profesör Zhong Nansha bu virüsün SARS ve MERS virüslerinden tamamen farklı olduğunu açıklamıştır.

Son Durum Ne?

Salgının başlangıç tarihinden bugüne onaylanan tanı sayısı 17335’tir. Bu hastalardan 361’i hayatını kaybetmiş, hayatını kaybedenlerin 265’i daha önce Wuhan’da yaşamaktadır. Dünya genelinde Çin dahil 24 ülkede görülen hastalık temasla, solunum yollarıyla ve kirli ortamlardan hızla bulaşmaktadır. Virüsün görülen ilk etkileri yüksek ateş ve öksürük şeklinde.

Bugüne kadar virüsten etkilendiğinden şüphelenilenlerin sayısı: 21558.
Virüsten etkilenen kişilerle herhangi bir şekilde temasa geçmesi gerekçesiyle müşahede altına alınanların sayısı: 65537.

Bu konuda güncel bilgileri almak için vereceğimiz siteden takip edebilirsiniz: 

Virüsün görüldüğü tüm şehirler 1. seviyede acil müdahale edilmesi gerektiğini ilan etmiştir. Virüs daha önce görülen salgınlara göre oldukça düşük bir ölüm oranına sahip. Daha önceki SARS ve MERS salgınlarında ölüm oranı oldukça yüksekti. SARS salgınında hastalananların %10’u, MERS salgınında ise %35’i ölümle sonuçlanmıştı.Yeni tip Korona Virüsü’nde ise bu oran sadece %2.1’dir. Bu durum virüsle mücadelenin kapsamını da göstermektedir.

Olağanüstü Mücadele Örneği

Çin Devleti, virüsün ilk teşhislerinin koyulduğu günden bugüne olağanüstü bir mücadele örneği vermektedir. Salgınla savaşı adeta zamanla yarış maratonuna dönüşmüştür.
Mücadelenin başında bizzat Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping bulunuyor. Xi, salgının diğer eyaletlere yayılması ve salgından hayatını kaybeden insanların durumuna karşılık Çin ordusuna salgınla mücadeleye katkı talimatı verdi. Çin Başbakanı Li Keqiang da 27 Ocak’ta bizzat Wuhan’ı ziyaret etmiş ve virüsle mücadeleyi yerinde gözlemlemiştir. Ayırca Sağlık hizmetlerinden sorumlu Başbakan Yardımcısı Sun Chunlan, eyalette salgın kontrolü ve önlenmesine rehberlik etmek için özel bir çalışma grubuna başkanlık etmektedir.

Hükümet, Hubei Eyaletinde mevcut durumun "karmaşık ve şiddetli" olması nedeniyle hastalıkla mücadele etmek için eyalet düzeyinde bir komuta merkezi kurmuştur. Virüsün kısa sürede Wuhan'dan diğer kent ve eyaletlere sıçraması nedeniyle 22 Ocak'tan bu yana başta Wuhan olmak üzere Hubei Eyaletine bağlı toplam 17 kentte toplu ulaşım durduruldu. Ardından Wuhan'a 450den fazla askeri sağlık personeli sevk edildi. Hong Kong'da, Çin'deki virüs salgını nedeniyle "en yüksek alarm durumu" ilan edildi ve Çin Yeni Yılı kutlamaları iptal edildi. Wuhan’daki komuta merkezi, ihtiyaç duyulan tıbbi malzeme ve koruyucu ekipmanları almak için 24 saat hizmet veren bir telefon hattı da açtı.

Wuhan’daki Yangtze Nehri Tüneli başta olmak üzere, insan trafiğini azaltmak ve virüsün daha fazla yayılmasını önlemek için kente giriş ve çıkış noktaları geçici bir süreliğine kapatıldı. Trafiği önlemek için alınan bir diğer yöntem de hususi araçların kullanımının yasaklanarak halka ücretsiz hizmet vermesi için 6 bin taksinin kiralanması. Virüsün yayılmasını önlemek için vücut ısısı ölçen termal kameralar ve diğer tüm denetlemeler Yangtze Nehri Köprüsü üzerinde uygulanmaya devam ediyor.

Sadece Wuhan ve Hubei Eyaletinde değil, Çin’in bir çok eyaletinde virüsün yayılmasının önlenmesi için ciddi önlemler alınmaktadır. Örneğin, Pekin, şehirlerarası tüm otobüs seferlerini iptal ederken aynı zamanda Pekin 2022 Olimpiyatlarının önümüzdeki ay yapılacak ilk resmi test etkinliğini de iptal etti. Hong Kong’ta ise Disneyland ve Okyanus Parkı bir sonraki duyuruya kadar kapatıldı, Hong Kong Özel İdari Bölgesi Baş Yöneticisi Carrie Lam, kentteki tüm okulların yarıyıl tatilinin 17 Şubat'a kadar uzatıldığını duyurdu.

Çin Maliye Bakanlığı ve Ulusal Sağlık Komisyonu, yaptıkları açıklamada salgınla mücadeleye tam 8,74 milyar dolar ayrıldığını duyurdu. Bu bütçe milyonlarca maske dağıtılması, yeni hastaneler yapılması, halkın ihtiyaçlarının karşılanması noktasında şu an için yeterli durumda.

6 Günde Tamamlanacak Hastaneler

Tüm bu önlemler ve denetlemeler sürerken virüsün tamamen ortadan kaldırılması için de yoğun çalışmalar sürüyor. Çin Afet Kontrol ve Önleme Merkezi'nin (CDC) viroloji uzmanı Şü Vınbo, merkez bünyesindeki uzmanların yeni tip korona virüsüne karşı aşı geliştirmeye başladığını belirterek bu kapsamda izole edilen virüsün genetik dizinini tanımlamak için çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Bu süreçte Çin Hükümeti Wuhan’da 2 yeni hastanenin 7 gün içinde inşa edilmesini kararlaştırdı. Çin Ordusu’nun yöneteceği hastanelerin inşası inanılmaz bir hızla sürüyor. Huoshenshan adlı ilk hastane 1000 yatak kapasiteli ve 33,900 metrekarelik bir alana inşa edildi. Hastene 2 Şubat’ta hizmete girdi ve ilk hastaları kabul etti. Hastanenin inşasında 3000’den fazla işçi 24 saat boyunca üç vardiya şeklinde gece gündüz mesai yapmıştı. Leishenshan adlı diğer hastane ise toplam 1.600 yataklı ve 60.000 metrekare alana inşa ediliyor. Bu hastanenin de 5 Şubat’ta hizmete girmesi için çalışmalar sürüyor.

Çinli yetkililer, yakınlardaki Huanggang şehrinde ve Çin'in merkezindeki Henan Eyaletinin başkenti Zhengzhou'da iki hastane daha inşa etmeyi planlıyorlar. Bu kadar kısa sürede hastane yapılacağı haberlerini görünce giriştiğimiz araştırmalarımız gösterdi ki bir hafta içinde sıfırdan bir hastane inşa etmek Çin için bir ilk değil. Daha önce 2003 yılında SARS salgını ile mücadele için Pekin'de Xiaotangshan Hastanesi kurulmuştu. Hastane o dönem faaliyete geçtikten sonra Çin'de görülen SARS vakalarının yedide biri tedavi edilmişti. Bugün bu hastane de SARS salgınından tam 17 yıl sonra yeniden faaliyete geçirilmeye hazırlanıyor. Restorasyonuna başlanan hastanenin ilk gününde yüzlerce inşaat işçisi 24 saat aralıksız çalıştı.

Dünya Sağlık Örgütü ile Ortak Çalışmalar

28 Ocak’ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, Çin'i ziyaret etmiş ve salgınla mücadele konusunda yardıma hazır olduklarını söylemiştir. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi de Ghebreyesus Tedros ile görüşmüş, Tedros, Çin’in virüse karşı güçlü önlemler aldığını ve bunun takdire şayan olduğunu, bu tedbirler sayesinde salgının etkili bir şekilde kontrol edilebileceğine ve kökünün tamamen kazınabileceğine inandığını belirtmiştir.

Bu görüşmelerdeki önemli noktalardan biri virüsün tespit edilmesinin sadece bir haftada gerçekleşmesi ve bunun ardından Çin hükümetinin virüsün gen dizisini Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere tüm dünyayla paylaşmasıdır. Virüsle tek başına mücadele etmek yerine ulusal ve uluslararası tüm kaynakları kullanan hükümet DSÖ ile omuz omuzadır.

Türkiye-Çin Omuz Omuza

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, virüsün ortaya çıktığı ilk günlerden itibaren durumun takipçisi olmuştur. Sık sık açıklamalar yapan Koca yeni tip Korona Virüsüne ilişkin, "Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesinde bir operasyon merkezi oluşturduk. Bakanlık bünyesinde de bir bilim kurulu oluşturuldu.” açıklamalarında bulundu.

Çin’deki Türk vatandaşları bir askeri uçakla geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye getirildiler. Uçaktan indikten sonra Türkiye'ye getirilen 42 kişi ve tahliyeyi gerçekleştiren 20 kişilik ekip için karantina süreci başlatıldı. Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirilen 62 kişi, 14 gün boyunca kontrol altında tutulacak.

Çin’e giden uçağa tıbbi malzemeler de yüklenmişti. İçinde maske, ilaç ve benzeri materyallerin olduğu malzemeler hakkında Çin’den getirilen Türklerden biri olan Neslihan Çimen Xu, Türkiye ve Japonya hariç Çin’e yardım eden ülke olmadığını vurguladı.

Sağlık Bakanlığının sitesinde virüse özel bir başlık açıldı ve sürekli güncelleniyor. Bu konudaki çalışmalara da aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

YALAN ÇUKURDAN HAVALANAN SOSYAL MEDYA BALONU

Virüsün bulgularının açıklandığı ilk günden beri binlerce karalama kampanyası başladı, komplo teorileri yazıldı, kaostan beslenen sosyal medya “fenomenleri” etkileşim yarışına girdiler. Emperyalizmin yalan makinelerinin dişlileri çalışmaya başladı, sosyal medya sıcak hava yerine yalanla havalanan bir balona döndü.

“Türkiye’de Korona Virüsü Görüldü”

Atılan tivitlerde İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Korona Virüsü olduğu ve yeşil alanın kapatıldığına dair görüntüler paylaşılmıştı. Çok geçmeden hastane yönetimi açıklama yaptı ve iddiaları yalanladı: "Dün virüs şüphesiyle birisi geldi ancak bir sorun olmadığına yönelik sonuçlar alındı. Tüm servisler açık." dendi.

Aynı konuya ilişkin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Aksaray'da 10'u Çinli turist 2'si Türk 12 kişi Korona Virüsü şüphesiyle tedbir amaçlı hastaneye kaldırılıp müşahede altına alındı ancak İl Sağlık Müdürü Dr. Kerim Yeşildağ, müşahede altına alınan 12 kişinin ilk tetkiklerinin temiz olduğunu bildirdi.” dedi.

“Hastaneler 6 Günde Bitirilemez”

Bir diğer yalan da yazımızda bahsettiğimiz hastanelerin 6 günde tamamlanmasının mümkün olmadığı söyleyen “mühendislerden” geldi. Çin’in şov yaptığı, yalan söylediği öne sürülürken bu yalanlara cevap hastanenin tamamlanması ile verildi. Ayrıca 24 saat yapılan canlı yayınlar milyonlarca kişi tarafından izleniyor.

“Çin Uygur Kamplarına Bilerek Virüs Bulaştırıyor”

Söz konusu Çin olunca provokatörler konuyu Çin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne getirmeden rahat etmiyorlar. Daha önce Sincan Uygur Özerk Bölgesi konusundaki yalanları defalarca dergilerimizde, sitelerimizde işledik, yalanları ve gerçekleri ortaya çıkardık. Ancak bu konudaki kara propagandalar sürüyor. Bu sefer Korona Virüsü’nü “fırsat bilen” provokatörler bölgedeki kampların kapatılmasını talep ederken her zamanki provokasyon destekçileri de sahnedeki yerlerini aldılar.

ABD’deki Georgetown Üniversitesi Orta Asya Tarihi Profesörü James Millward konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yeterli hijyenin olmaması ve kamptaki Müslümanların bağışıklık sistemlerinin düşük olması nedeniyle virüsün kamplara sıçramasının büyük bir felakete yol açabileceğini belirtti.

Alman araştırmacı Adrian Zenz ise salgının Çin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki derin bir kriz oluşturacağını ileri sürüyor. Ancak Çin Hükümeti, virüsle mücadeleyi sadece belli eyaletlerde sürdürüyor iddiası şöyle dursun, sadece kendi ülkelerini düşünmediklerini Dünya Sağlık Örgütü ile yapılan çalışmalar ile kanıtlamıştır.

Üstelik bu kadar yaygara koparılırken Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki vaka sayısı virüsün ilk tespitinin üzerinden 50 güne yakın zaman geçmişken hala 50’nin altında ve kimse hayatını kaybetmedi. Bölgenin Çin genelindeki en güvenilir eyaletlerden biri olduğu görülüyor. Yalanlara katılan başka bir provokatör de yaptığı açıklamada, Çin’in salgına karşı önlem amacıyla sinema salonlarını bile kapattığını ancak kampları kapatmadığını, bunu bilerek kamplardaki insanların ölmesi için yaptığını söylüyor. Buradan da yine kampların ne kadar sağlıklı ve güvenli olduğu ortaya çıkıyor.

“Bütün Uçuşlar İptal, Urumçi’ye Devam Ediyor”

Bir diğer yalan ise şehirlerarası ulaşımla alakalı. Sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlarda, Wuhan’dan Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Urumçi kentine yapılan bazı uçuş seferlerinin iptal edilmediği iddia edildi. Bu iddia üzerinden bölgeye virüs bulaştırılmak isteniyormuş algısı yaratılmaya çalışılsa da Çin’in en büyük havayolları, online bilet satışı ve rezervasyon sitesi ve bazı başlıca platformlar üzerinden yapılan aramalarda, Wuhan ile Urumçi arasındaki uçuşların da diğer seferler gibi iptal edildiği görülüyor. 

“Milyonlarca Kişi Öldü, Çin Bunu Gizliyor”

Sosyal medyayı en yoğun işgal eden yalanlar rakamlar üzerinden üretiliyor. Hasta ve ölü sayılarının onbinler hatta milyonlara ulaştığı ifade edilirken virüsün Çin’e karşı bir biyolojik savaş olduğu, Çin Hükümeti’nin virüsün yayılma hızı ve yollarını test ettiği, nüfusu kontrol etmek için kendi başına uyguladığı bir politika olduğuna kadar onlarca yalan aralıksız olarak üretiliyor. Daha önce yürütülen bu kara propaganda materyallerinden alışkın olduğumuz için her şeyi tek tek araştırıyoruz. Çin’in resmi kaynakları, uluslararası kaynaklar, Dünya Sağlık Örgütü dahil olmak üzere tüm kaynaklar hastaların, hayatını kaybedenlerin ve müşahade altında olanların sayısını saat başı güncelliyor.

Önemli bir bilgi ise hayatını kaybedenlerin yaşları. Ölenlerden iki kişi dışında hepsi 60 yaş üzeri kişiler. Bu iki kişi ise 35 ve 48 yaşlarında. Yani virüs sağlıklı bir bağışıklık sistemi olan insanlar için bahsedildiği kadar ölümcül değil. Ancak bağışıklık sistemi düşük insanlarda etkili oluyor.

“Virüs Yarasa Çorbasından Bulaştı”

Yine sosyal medyada yayılan ve bir kadının yarasa çorbası içtiği video milyonlarca izlendi ve virüsün sebebi olarak bu ve benzeri “yiyecek alışkanlıkları“ öne sürüldü. Bilimsel araştırmaları baz almak ve resmi açıklamaları incelemek her konuda öncelikli uygulanması gereken yöntemdir. Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı Wuhan Virüs Araştırma Bürosu tarafından açıklanan araştırma bulgularına göre, bu virüs yarasalardan yayılmış olabilir deniyor. Virüsünün gen dizisi bir tür yarasa üzerinde bulunan virüsün gen dizisi ile yüzde 96 oranında benzerlik gösterdi.

Ancak önemli olan nokta şu: Yayımlanan çalışmada, virüs kaynağının kesin olarak bilinmiyor. Kesin olarak bilinen nokta, virüsün insanlara bulaşmadan önce mutasyona uğrayan başka bir virüs olduğu. Öte yandan virüsün Çin'de bulunan iki yılan türünün taşıdığı korona virüsle de benzerlik gösterdiği belirlendi. Sonuç olarak bir çok virüs türüyle benzerlik gösteren yeni türün yayılma kaynağı tam olarak bilinmemekle birlikte mutasyon geçirmiş ve insanlar üzerinde etkin olan “yeni” bir virüs olduğu aşikar. Dönelim videoya. Aslında videonun kaydedildiği yer Wuhan değil, hatta Çin bile değildi. Video, popüler blog yazarı ve YouTube kullanıcısı Vang Mengyun tarafından Batı Pasifik'teki Palau adasında 2016'da çekilmişti. Yarasa çorbası ise Çin'de hiç yaygın bir yiyecek değildir.

“Hubei’deki Doktor Yaşananları Anlattı”

Bir başka maalesef milyonlarca izlenen video da Hubei eyaletinde yaşananları anlatan bir doktor “veya” hemşirenin videosu. Koreli bir YouTube kullanıcısı tarafından Korece ve İngilizce altyazılarla yüklenen ve daha sonra silinmiş olan bu videoda videoyu çeken kadın Wuhan'daki bir hastanede olayları anlatılıyor. Ancak videoyu çeken kadın, paylaşımlardaki açıklamaların aksine kendisinin hemşire veya doktor olduğuna dair hiçbir ifade kullanmıyor. Bu yüzden işin bu kısmının, videoyu yükleyenlerin varsayımı olduğu anlaşılıyor. Adını vermeyen kadın, bilinmeyen bir mekanda üzerinde koruyucu kıyafetle görülüyor ve durumun “vehametini” anlatıyor. Provokatörler üzülecek, ancak ne yazık ki bu kıyafetler Hubei eyaletinde giyilen koruyucu kıyafetlerle uyuşmuyor.

“Virüs Çok Hızlı Yayılıyor”

Virüsün bir “süper virüs” olduğu ve diğer virüslere göre kat be kat daha hızlı yayılan “süper dağıtıcı” olduğu iddiası da her üç paylaşımdan birinde karşımıza çıkıyor. Ancak bu mum da çok yanmadan cürmü kadar yeri ısıtıp sönüyor. Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi başkanı Gao Fu, yapılan araştırmaları belgelerle aktararak "Yeni tip virüsün süper dağıtıcı olduğu fikrini destekleyen hiçbir kanıt yok." dedi.

“Vahşi Hayvanlar Gündelik Hayatta Yeniyor”

Son olarak Çin’de yarasa, kaplan, armadillo, gergadan gibi yaban hayvanlarının yendiği iddiaları on yıllardır çarkları yağlanan emperyalist yalan makinesinin ürünü. Çin Hükümeti’nin yürüttüğü Yaban Hayatı Koruma Yasası bu iddialara en büyük cevaplardandır. Ayrıca ülkenin yaban hayatı yönetimi Devlet Ormancılık ve Çayır İdaresi tarafından kontrol altında. Bu kapsamda 2014 yılında, Guangxi’de bir iş adamı bir kaplanı öldürmek ve yemekten dolayı 13 yıl hapse mahkum edildi.

“Öksürdüğünüzde Yanınızdaki İnsanlar Uzaklaşıyor”

Konu hakkında YouTube kullanıcısı Ruhi Çenet de bir video yayınladı. Çin’e giden ve durumu oradan aktaran Çenet’in birçok bilgiyi önyargı oluşturacak şekilde aktardığı görülüyor. Örneğin Hubei eyaletinin giriş çıkışlarının kapatılıdığını ve karantina sürecini aktarırken bunu “insanlar hapsedildi” olarak tanımlıyor. Devamında ise “karantina öncesinde birçok insanlar kaçabilmişti” ifadesini kullanıyor. Ancak kentte insanların hapsedilme gibi bir durumu olmadığını, günlük yaşamın sürdüğünü direkt orada yaşayan insanların açıklamalarından görebiliyoruz.

Yine söz konusu videoda metro ile seyahat ederken “öksürdüğümde insanlar benden hızla uzaklaşıyor” diyor. Ancak açıkça söyleyebiliriz ki Çenet kendisini komik duruma düşüyor. İlgili kısımda sadece bir kişinin yanından kalkıp “sadece bir adım” ötesine gidiyor ve ayakta seyahat etmeye devam ediyor. Diğer yolcuların ise kıpırdamadıkları görülüyor.

“Wuhan Hayalet Şehir”

Bu konuda rahatlıkla söyleyebilir ki Wuhan da dahil Çin’in bütün eyaletleri hayalet şehirler halinde. Çünkü Çin Yılbaşı olarak geçen 25 Ocak günü nüfusun büyük kısmı kentlerden ayrılır, seyahatlere çıkar, tatillere gider. Bunu fırsat bilerek Çin’de insanların evlerinden çıkamadıklarını söyleyen ifadeler tamamen yalandan ibarettir.

Yaptığımız tüm araştırmalar virüsün tehlikesinin yadsınamayacak kadar ciddi olduğunu gösterdi. Ancak Çin Halk Cumhuriyeti’nin başta ulusal kaynakları topyekûn seferber etmesi, ardından da Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere uluslararası çalışmalara ağırlık vermesi ile virüsle mücadelede çok önemli adımlar attığını gösteriyor. Bugüne kadar yeni tip Korona Virüs tanısı koyulan ve tedavi altına alınan tam 133 vatandaş iyileşerek taburcu edilmiştir. Çin virüsün yayılmasını engellemek için tüm önlemleri almakta, Dünya’da görülmemiş bir hızda virüsü yok etmektedir. Virüsün daha fazla insana yayılmamasını umuyor, tedavi altındaki insanlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

 

Ali Murat Engin

TLB Genel Başkan Yardımcısı

TGB GYK Üyesi

 

Kaynakça:

WHO - Dünya Sağlık Örgütü - https://www.who.int/

CCTV - China Central TV - http://english.cctv.com/

CGTN - China Global Tv Network - https://news.cgtn.com/

South China Morning Post - https://www.scmp.com/search/coronavirus

Çin Havayolları - http://www.airchina.com.cn/

China Radio International (CRI) Türkçe http://www.criturk.com/

http://ncov.dxy.cn/ncovh5/view/pneumonia?sf=1&dn=1&from=groupmessage&isappinstalled=0 

Sağlık Bakanlığı - https://hsgm.saglik.gov.tr/

Hürriyet - http://www.hurriyet.com.tr/

Anadolu Ajansı - https://www.aa.com.tr

Milliyet - http://www.milliyet.com.tr/

talebe.org

Tarih:
Diğer Haberler